Alış-veriÅŸ de bir eÄŸitimdirAlışveriÅŸ, hayatımızın bir parçasıdır. Ama birçok anne-baba için alışveriÅŸ zevkli bir ortam olmaktan çıkar.
Çocuklarla alışveriÅŸ yapmak gerçekten zordur. BüyükÅŸehirlerde ailecek yapılan market alışveriÅŸlerinin sonunda çoÄŸunlukla geriye stres kalır. Ama çocukların da alışveriÅŸe gitmeye, çevrelerini tanımaya ve sosyal hayata alışmaya ihtiyaçları vardır. Çocuklar genellikle, sürekli deneyler yapan bir araÅŸtırmacı gibidirler. Her ÅŸeyi görmek, koklamak, tatmak, denemek ve her ÅŸeye dokunmak istedikleri gibi, her ÅŸeye sahip olmak da isteyebilirler. Bütün bu davranışlar onlar için tabiidir; çünkü çocuk, yetiÅŸkin gibi duygularına hakim olamaz. Hele günümüzde reklam bombardımanı pek çok yetiÅŸkini bile tüketim çılgını olmaya yöneltebiliyorken, küçüklerin kendilerine bu konuda hakim olabilmeleri doÄŸal olarak daha zordur. Bundan dolayı, “çocuÄŸumla alışveriÅŸ bir kâbusa dönüÅŸüyor” demek istenmiyorsa, önceden bazı tedbirler alınması gerekmektedir. Unutulmamalı ki, uygun ÅŸartlarda yapılan bir alışveriÅŸ de çocukla ortak faaliyet kategorisine girer; öÄŸretici, eÄŸitici ve eÄŸlenceli olabilir.
AlışveriÅŸ öncesi ne yapılmalı?
ÇocuÄŸunuzla alışveriÅŸe çıkmak için onun uygun zamanını seçin. Yani tam uyku saatinde ya da karnı açken bir çocuÄŸun huzursuzluÄŸunu hesaba katın.
AlışveriÅŸ için sizin de yorgun ve sinirli olmadığınız bir anı seçin.
Bedeninizi sıkmayacak rahat giysiler ve ayakkabılar giyin.
Öncelikli ihtiyaçlarınızı belirleyin, almak istedikleriniz için bir plan yapın.
AlışveriÅŸ için ne kadar harcayabileceÄŸinizi belirleyin ve bu miktara baÄŸlı kalın.
AlışveriÅŸ kurallarını çocuÄŸunuza önceden açıklayın; “AlışveriÅŸ yaparken yanımdan uzaklaÅŸmamalısın”, “Dükkanda koÅŸmayacağız, yürüyeceÄŸiz”, “AlışveriÅŸ yaparken alçak sesle konuÅŸmalıyız, bağırmamalıyız”,
“Parasını ödeyebileceÄŸimiz kadar ÅŸey alabiliriz”, “Sadece ihtiyacımız olan ÅŸeyleri almalıyız” gibi.
ÇocuÄŸunuza bu kurallara uymamanın sonuçlarının neler olacağını açıklayın; “EÄŸer yanımdan ayrılırsan birbirimizi kaybedebiliriz”, “EÄŸer koÅŸar ve bağırırsan, marketten ayrılacağız”, “AlışveriÅŸ sepetinde ayaÄŸa kalkar ve çok hareketli olursan, sen tekrar oturuncaya kadar duracağız” gibi.
Gerçek bir alışveriÅŸ öncesi, evde bir alışveriÅŸ oyunu oynayın. AlışveriÅŸ yaparken gerekirse satıcıyla nasıl konuÅŸacağınızı; eÄŸer ayakkabı veya giysi alacaksanız, onları nasıl deneyeceÄŸinizi; parayı nasıl ödeyeceÄŸinizi ve çocuÄŸunuzun bu sırada nasıl davranması gerektiÄŸini gösterin. Bunları eÄŸlenceli bir oyun ÅŸekline sokarak uygulayın. (Bu kısmı daha özel bir ÅŸey yapabiliriz.)
AlışveriÅŸ sırasında çocuÄŸunuzun ihtiyacı olabilecek ÅŸeyleri yanınıza almayı unutmayın. 0-2 yaÅŸ çocukları için, yedek çocuk bezi ve su; 3-6 yaÅŸ çocukları için, besleyici ve kolay taşınabilir bazı yiyecekler, alışveriÅŸiniz uzun sürecekse çocuÄŸun canının sıkılmasını önlemek için yanınıza bir öykü kitabı, kağıt ve kalem de alabilirsiniz.
Alış-veriş sırasında ne yapılmalı?
ÇocuÄŸunuzun alış-veriÅŸe katılmasını saÄŸlayın.
ÇocuÄŸunuzun alışveriÅŸe katılmasını saÄŸlayın; raflardan sadece sizin istediÄŸiniz ÅŸeyleri alıp size vermesini isteyin. Meyve veya sebze alıyorsanız çocuÄŸunuzun seçmenize yardım etmesine izin verin. ÇocuÄŸunuza, söz hakkı tanımak, onun görüÅŸ ve fikirlerini önemsemek, çocuÄŸunuzun kendisini yeterli hissetmesine yardımcı olacaktır.
AlışveriÅŸ yaparken çocuÄŸunuzla konuÅŸun. Sebze ve meyveleri adlarıyla tanıtın; “Bu elma, bu salatalık, bu domates, bu patlıcan…” gibi. ÇocuÄŸunuza soru da sorun; “Sence bu süt kutusu hangi ÅŸekle benziyor?”, “Babanın en sevdiÄŸi/annenin en sevdiÄŸi makarna hangisiydi?” gibi. KonuÅŸma ve sorular çocuÄŸunuzu can sıkıntısından uzaklaÅŸtıracaktır. Ayrıca diyalog, onun sözcük daÄŸarcığını ve düÅŸünme becerilerini de geliÅŸtirecektir.
ÇocuÄŸunuzla alışveriÅŸ yaparken basit oyunlar oynamaya çalışın; “Çayların yerini önce kim görecek?”, “Peki makarnalar nereye saklanmış?”, “Sepetin içine, senin yanına, tanıdığın hangi renkler misafir gelmiÅŸ, hı?”, “Bak bakalım sepetin içine neler almışız? Sen bana onların isimlerini söyle, bakalım unuttuÄŸumuz bir ÅŸey var mı?”, “Bu sirke ÅŸiÅŸesinin üstünde ne resmi var?” gibi.
Problem olabilecek durumları önceden düÅŸünerek, onlardan kaçınmaya çalışın; çocuÄŸunuz asitli ve boyalı içecekler için sızlanıyorsa, içecek reyonundan uzaklaşın; oyuncak isteyecekse ve almayacaksanız, o reyona yaklaÅŸmayın.
ÇocuÄŸunuzun bir isteÄŸine “hayır” dediyseniz ve o huysuzluk yapmaya baÅŸladıysa, bir probleminiz olduÄŸunu söyleyerek, çocukla birlikte dışarıya çıkın ve çocuÄŸunuz sakinleÅŸinceye kadar dışarıda kalın. Bu durum, çocuÄŸunuzun daha sorumlu davranmayı öÄŸrenmesine ve ileriki zamanlarda konuyla ilgili daha az problem yaÅŸamanıza yardımcı olacaktır.
ÇocuÄŸunuzun istenmeyen davranışlarına, “Seni burada bırakıp gideceÄŸim” veya “Seni bir daha asla alışveriÅŸe getirmeyeceÄŸim” gibi karşılıklar vermeyin. Bu gibi tehditler, çocukta uzun süreli terk edilme korkusu oluÅŸturabilir ve daha sonraki çocukluk dönemlerinde ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Para ödemek için sırada beklerken, uzun bir kuyruk varsa ve çocuÄŸunuz huzursuzluk belirtileri gösteriyorsa; çocukken başınızdan geçen (veya dinlemekten bıkmadığı) bir öyküyü anlatarak ya da onun sevdiÄŸi ÅŸarkılardan birini mırıldanarak beklemenin sıkıntısını unutturun.
Son dakikada aklınıza gelen bir ÅŸeyi almak için alışveriÅŸi uzatmanız gerekirse, durumunuzu kontrol edin. ÇocuÄŸunuz ve siz kendinizi yorgun, acıkmış ya da gergin hissediyorsanız, bu son dakika alışveriÅŸinizi iptal edin. EÄŸer alışveriÅŸi mutlaka uzatmanız gerekiyorsa bir süre dinlenmek için oturacak bir yer bulun, dinlenin; çocuÄŸunuzun acil ihtiyaçlarını giderin ve alışveriÅŸe öyle devam edin.
ÇocuÄŸunuzun elini, ona güven verecek bir ÅŸekilde sıkıca tutun (ve yürürken onun adımlarına uymaya çalışın, unutmayın onun adımları henüz minik) veya onu alışveriÅŸ arabasına bindirerek gözünüzün önünden ayrılmasına izin vermeyin. ÇocuÄŸunuz bir ÅŸekilde kaybolduysa, doÄŸruca yöneticiye ya da güvenlik görevlisine gidin ve yardım isteyin; ama panik yapmayın, panik durumu daha da karmaşık hale getirecektir.
Alışveriş sonrasında onunla konuşun.
Eve dönerken, çocuÄŸunuzla alışveriÅŸ hakkında konuÅŸun; “Bu alışveriÅŸte en çok/en az neden hoÅŸlandın?”, “Makarnaları nasıl da önce sen buldun!”, “Meyveleri/sebzeleri seçerken bana yardım etmen çok hoÅŸuma gitti.” gibi.
“AlışveriÅŸ arabasının içinde bu kadar süre oturabildiÄŸin için teÅŸekkür ederim”, “Seninle birlikte alışveriÅŸ yapmak çok eÄŸlenceli oluyor” gibi cümlelerle, çocuÄŸunuzun sizin için ne kadar deÄŸerli olduÄŸunu vurgulayın. Bu tür ifadeler çocuÄŸun öz saygısını artıracaktır.
ÇocuÄŸunuzu, kırılmayacak, ağır olmayan ve zararlı maddeler içermeyen eÅŸyaları taşımanıza yardım etmesi için destekleyin; “Limonları taşımama yardım etmenden çok memnun olacağım”, “Hepimiz için aldığımız çikolataların torbasını sen taşımak ister misin? Eve gidince herkesinkini sen verirsin”… ÇocuÄŸunuza böyle küçük sorumluluklar vermek, onun kendisini yeterli hissetmesine yardım edecek ve aile görevlerine katkıda bulunması için destekleyici rol oynayacaktır.
Eve döndüÄŸünüzde, çocuÄŸunuzun acil ihtiyaçlarını gidermek için zaman ayırın. SevdiÄŸi bir içecek, bir ninni ve kısa bir uyku, bir öykü veya bir oyun ve kucaÄŸa alarak ona sarılma gibi bazı davranışlar, sizi ve çocuÄŸunuzu bir sonraki alışveriÅŸe hazırlamada etkili olacaktır.
ÇocuÄŸunuz “Bunu al, bunu al…” nöbetlerine girdiyse
Her zaman istenilen ÅŸeyler alınamaz, ama bu pek çok çocuÄŸun sık sık deneyeceÄŸi bir davranıştır. Yalvarmalar bütün çocuklar arasında çok yaygındır. Bu davranış kendi önemini artırmak için sahip olmaya duyulan ihtiyaçtan kaynaklanıyor gibi nitelendirilmektedir.
Bu bencil tepkilerin “Bunu istiyorum, buna sahip olmalıyım…” kendi normal seyrinde ilerlemesi de, saÄŸlıksız-açgözlü bir hal alması ya da maddiyatla ilgili kaygıların oluÅŸması da bu davranışlarla çocukluk yıllarında nasıl baÅŸ edildiÄŸine baÄŸlıdır. Sahip olma konusunda saÄŸlıklı bir çocuk yetiÅŸtirebilmek adına ÅŸu öneriler verilebilir:
Öncelikle, sevgi satın alınamaz. ÇocuÄŸun her istediÄŸini almak, uzun dönemde fazladan sevgi saÄŸlamayacaktır. Aksine, bu davranış açgözlülüÄŸü besleyecektir. Hiçbir hediye, sevgi ve ilginin yerini tutamaz. Kendilerinin en çok sevildiÄŸini düÅŸünen çocuklar (bunlar aynı zamanda en mutlu çocuklardır da), kendilerine en çok hediye alınan çocuklar deÄŸil, ilgi ve saygı-sevgi gören çocuklardır. Sıcak kucaklamalar, onunla geçirilecek dolu vakitler, soÄŸuk hediyelerden daha deÄŸerlidir.
Yalvarmalara teslim olmayın
Her istediÄŸini ona alarak çocuÄŸunuzu memnun edemezsiniz. İstediÄŸi ÅŸeyi alamayacağınızı ve neden alamayacağınızı açıklayın.
Teslim olmadığınız için kendinizi suçlu hissetmeyin. İlk etapta sızlansa da siz çocuÄŸunuzu her istenilenin her an elde edilemediÄŸi gerçek dünyaya hazırlamış oluyorsunuz ve o, bunu zamanla fark edecektir.
“Bunu al…” atlatılacak bir dönem olabilir, bir süre alışveriÅŸe onsuz çıkın. AlışveriÅŸe onu da götürmek istiyorsanız veya sizinle gelmesi gerekiyorsa, çocuÄŸunuzun aç, yorgun ve huysuz olmadığı zamanları seçmeye çalışın. AlışveriÅŸ merkezine ya da bir dükkana girmeden önce ona içeriye ne/neler almak için gireceÄŸinizi açıklayın. (Oyuncak almayacağınızı söylemeyin, zira aklında böyle bir düÅŸünce yoksa, siz bunu söyleyerek bu ÅŸekilde planlar yapmasını saÄŸlamış olursunuz.)
Zaman zaman gerçekten ufak bazı sürprizler alın, ama bu istenmemiÅŸ bir ÅŸey olsun.
Almak kadar vermenin zevkini de örnek olarak ona öÄŸretin. Öncelikle, sizin yardıma ihtiyacı olanlara severek-isteyerek verdiÄŸinizi görsün. Zamanla biraz eskimiÅŸ, vermek için ayıracağınız giysileri vs. birlikte seçin ve ne yapacağınızı ona anlatın. Çocuklar kumbara vs gibi yerlere para atmayı severler; yardım sandıklarına veya sadaka kutularına parayı onun atmasını saÄŸlayın. Bu davranışın da nedenini anlayacağı ÅŸekilde ona açıklayın. Aile içindeki bireylerin özel günlerinde vermenin tadını öÄŸretmek istediÄŸiniz çocuÄŸunuzla birlikte bir ÅŸeyler alıp verin.
“Bunu al…” bir kriz yahut nöbet ÅŸeklindeyse; öncelikle, bazı nöbetlerin çocuklar için normal olduÄŸunu kabul edin, aÄŸlama, sinir, kızgınlık, yalvarma nöbetleri gibi… Nöbetler bazen birinci yılın sonu gibi baÅŸlar, genellikle ikinci yılda zirveye ulaşır ve birçok çocukta dördüncü yıl sonuna kadar devam eder. Küçük çocuklar nöbetleri olduÄŸunda “kötü” deÄŸillerdir, sadece yaÅŸları gereÄŸi davranıyorlardır. Nöbetleri atlatmanın en iyi yolu onları baÅŸtan önlemektir. “Fiziksel ve duygusal açıdan daima kısıtlanmış çocuk, her an taÅŸabilecek bir çaydanlığa benzer.” Krize yol açıyor gibi görünen durumun, duyguların daha iyi ÅŸekilde açığa çıkabilmesini saÄŸlayın; sözel ifadeleri kullanabilmesi için ona yardımcı olun ve onu destekleyin. Küçük çocuÄŸunuzun hayatını kiÅŸiliÄŸine uygun ayarlamaya çalışın; düzenli çocuk için düzenli yeme-içme-uyku-banyo; düzenli olmayan için ise biraz daha rahat bir program gibi. “Hayır” deme ihtiyacını azaltın (sadece gerekli kurallar ve “hayır”lar); olumsuz anne-baba çoÄŸu krizin tetikleyicisidir.
Gerçekten gerekli olmadıkça sıkı kontrol uygulamayın
Mümkün oldukça seçenekler sunun. ÇocuÄŸunuzu dinlemek ve ne dediÄŸini anlamak için çabalayın. İyi davranışlarını onaylayın.
Sükunet modeli olmaya çalışın
Nöbet baÅŸladığında kurallarınızdan taviz vermeyin (kuralları en baÅŸtan gerekli olanlardan oluÅŸturun); bir nöbete boyun eÄŸerseniz, bir sonrakine zemin hazırlamış olursunuz. Sakin kalmaya çalışın; “bir çocuÄŸun barutunu, kızgın bir anne baba kadar ateÅŸleyebilen baÅŸka bir ÅŸey yoktur”.
YumuÅŸak bir tonda konuÅŸun
BaÄŸrışmalar içinde sizin baÄŸrışmanız ortamı düzeltmez iyice karıştırır. Nöbet esnasında çocuÄŸunuzla uzlaÅŸmaya veya tartışmaya çalışmayın; bu sırada çocuk, mantıklı açıklamaları anlayamaz.
Empati gösterin
“İstediÄŸini elde edememenin zorluÄŸunu biliyorum, bazen ben de istediÄŸimi elde edemediÄŸimde sinirleniyorum veya üzülüyorum” gibi, onu anlamaya çalıştığınızı görmek, onu rahatlatacaktır.
Dikkatini baÅŸka yöne çekin
EÄŸer yönlendirilmeye yatkınsa, bazılarını bu daha da sinirlendirebilir.
Küçük çocuÄŸunuzun seviyesine inin
Yere çömelmek vb. aranızdaki moral bozucu boy farkını giderecektir, bu durumda çocuk, sizi kendine daha yakın hissedecektir.
Nöbeti görmezden gelin (mümkünse);
Bazen savaÅŸmamak en iyi savaÅŸ yöntemidir.
Ortamı değiştirin
Nöbet engellenemiyorsa, yaÅŸanıp geçirilmesi gereken bir kriz olarak deÄŸerlendirin; çocuÄŸunuz gerginliÄŸini dışarıya yansıttığında sorun kalmayabilir. Nöbet ve krizleri asla o sırada yöneltilen isteklere cevap vermek ÅŸeklinde yanıtlamayın ki bu davranış, çocuÄŸunuzun isteklerini elde etmek için kullandığı rutin bir araç haline gelmesin.
Popularity: 2% [?]

Add A Comment