Tuesday, September 7, 2010

Püf Noktalar

Her Konuda Püf Noktalar Burada

Archive for the ‘Sağlık’ Category

Cildinize Kış Bakımı Yapın!

Posted by Musa On Aralık - 24 - 2009

Kış ayına girerken  cildinizi hangi önlemlerle koruyorsunuz? Eminim hepiniz krem gibi maddelerle cildinizi elinizden geldiğince korumaya çalışıyorsunuz. Peki doğanın bize sunduğu sebze ve meyvelerle cildinizi korumayı denediniz mi ? İşte size cildinize iyi gelecek meyve sebzelerin püf noktaları;

Pancar
Derideki kılcal damarların duvarlarını güçlendirmeye yardımcı olur.

Havuç
Bol miktarda A vitamini içeren havuç, sivilce ilacı ve bağırsak temizleyicisidir. Havuç aynı zamanda sağlıklı cilt, saç, tırnak ve sinirler için gereken fosforu içerir.

Elma
Cildi destekleyen E vitamini ve folik asit içeren elma, cildin taze görünmesini sağlar.

Balık
Somon, ton balığı ve uskumru gibi balıklarda bulunan temel yağ asitleri (omega 3’ler), kızarıklığı önleyip bağışıklık fonksiyonunu güçlendirerek cilt sağlımızı korur. Haftada üç kez balık yiyerek cildimizi koruyabiliriz.

Kavun
Cildinizin rengi solgunsa, günde birkaç dilim kavun yemek iyi gelecektir. Dirsek bölgesindeki deri sertleşme ve kurumaları için de faydalıdır. Ciltteki pullanmayı önler.

Orman meyveleri
Dut, böğürtlen, ahududu, çilek gibi orman meyveleri kırışıklıklara iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirme konusunda söz konusu olan, antioksidan içerir. Ayrıca hafızanızı da güçlendirir.

Esmer pirinç
Yüksek oranda B vitamini ve protein içeren pirinç, cildin vaktinden önce yaşlanmasını önlemeye yardımcı olur. Ayrıca hücresel metabolizma ve sindirime etkili bir şekilde yardımcı olarak cildin yapısını destekler.

Yoğurt
Cilde parlaklık kazandıran yoğurttaki faydalı laktobasiller, doğal florayı korur.

Yulaf
Toksinlerin dışarı atılmasını sağlayan yulafın ağır ağır pişerek hazırlanması gerekir. Yulafın içerdiği lifler, vücut tarafından toksinleri filtre etmekte kullanılır. Ayrıca B vitaminleri açısından da son derece zengindir.

Sıcak su ve limon
Sabahları içtiğiniz bu karışım toksinleri atmaya yardımcı olur. Limon, safra kesesi ve karaciğeri harekete geçirirken, sıcak su bağırsakların ve cildin su ihtiyacını karşılar.

Yeşil yapraklı sebzeler
Ispanak, brokoli ve kereviz gibi sebzeler, yüksek oranda antioksidanlar ile (yaşlanmayı geciktiren ve çevre kirliliğinin etkisini azaltan vitaminler) cildin esnek kalmasını sağlayan C vitamini, yaraların iyileşmesine yardımcı olan A vitamini ve hücrelerin oksijeni kullanmasını sağlayan E vitamini içerir.
Soya
Sivilceyi önleyen soya, hangi formda olursa olsun tam bir cilt kurtarıcısıdır. İçerdiği östrojene benzeyen kimyasallar nedeniyle, akne oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca soyada, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan ve cildi nemli tutan E vitamininden de bol miktarda bulunur.

Zeytinyağı
Cildi pürüzsüz, nemli ve esnek bir hale getirir. Ciltteki kızarıklığı ve doku bozulmasını önlerken, cilt kurumasına ve sertleşmesine karşı savaş açar.

Popularity: 11% [?]

Grip ve Kekik

Posted by Musa On Aralık - 23 - 2009

Kekiğin binlerce faydasından biri de gribe karşı etkisini biliyor muydunuz? Kekiği şimdiye kadar yemeklerinizde kullanıyordunuz. İşte bu püf noktalardan sonra hayatınızın her alanında kullanabilirsiniz. Mikrop öldürücü bir özelliğe sahiptir. Grip, soğuk algınlığından korur. Etlerde, çorbalarda yemeklerde kullanılır. Ağız yaralarında, alkol bağımlılığına karşı kullanır.

Kekik çayını sabahları içmeniz hastalıklarınıza şifa olacaktır.

Kekik çayı hazırlanışı: Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik,orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.

Şifalar Olsun.

Popularity: 7% [?]

Saçlarınız Kuru mu?

Posted by Musa On Ağustos - 13 - 2009

Saçlarınızın kuru olması nedeni ile parlak bir görünüm sergilenemez. Saçlarınızn parlak görünmesini ve kuruluğunu kaybetmesi için puf noktamız ise saçınıza fırça yardımı ile mayonez sürerek 10-15 dk bekleyip güzelce durulamaktır.

Popularity: 12% [?]

Ağız Kokusu;

Posted by Musa On Temmuz - 22 - 2009

Başınıza dert olan ağız kokusunun sebebini  biliyor musunuz? Ağız kokusuna sebeb olan bir çok hastalık vardır. Bunlar sinuzit, migren, boğaz enfeksiyonları, diş ve diş eti hastalıkları olabilir. Bunun  yanında  ilaçların  yapmış olduğu kuruluk nedeniyle ağızda koku oluşabilir. Ağız kokusundan tibbi olarak kurtulmanın yanında pratik olarak kahve çekirdeği, karanfil tüketebilirsiniz. Ayrıca dişlerinizi fırçalarken mümkün olduğu kadar dilinizide fırçalayın. Ağız kokusuna en  büyük etken ağız kuruluğudur. Bunun için düzenli miktarda su tüketmeliyiz ve mümkün olduğu kadar su içerken yavaş yavaş içmeliyizki tükmük bezlerinin çalışması için yeterli sıvıyı alabilsin

//Doktorunuzun görüşleri doğrultusunda ilaç alabilirsiniz.

Popularity: 11% [?]

Capcanlı Gözler;

Posted by Musa On Temmuz - 21 - 2009

Herzaman bembeyaz, capcanlı bir göz lere sahip olmak isteriz. Göz akımızın canlı durması yediğimiz yemeklerle ve sağlık durumumuzla ilgilidir. Bazı hastalıkların belirtisi göz akındaki renk değişimi ile anlaşılır. Örneğin sarılıkta göz akı sarı renk alır. Ama her renk değişiminde panik yapmanıza gerek yok. Durumdan şüphe ediyorsanız  elbette ilk olarak göz doktoruna görünmelisiniz. Alternatif tıp ise adı gibi başka bir alternatif olmalıdır. Peki göz akını bembeyaz tutmanın püf noktası ne?  Bahsettiğimiz gibi aldığınız besinler gözünüze etki eder. Ne yersek göz akı canlı durur?  Havuç ve  maydonoz yemeniz yeterli olacaktır.

Popularity: 9% [?]

Kan Bağışı;

Posted by ShadOfMoStar On Haziran - 19 - 2009

Bir gün zor durumda kalmadan,çok geç olmadan gelin kan verelim.Burda en çok merak edilen ve sıkça sorulan bazı soruları
yayımlıyorum.

Hiç tanımadığınız bir insanın hayatını kurtarabilir ve hiç tanımadığınız biri sizin hayatınızı kurtarabilir.

Ayrıca kanverme işlemi 25-30 dk sürüyor.İkramdada kusur yok.50 kilonun üstünde ve herhangibir ciddi rahtsızlığın yok ise HAYDİ kan vermeye. . .

Ayrıntılı bilgi için ;
www.kanver.org

Kimler kan bağışlayabilir?

18-65 Yaş arasında, ağırlığı 50 kg üzerinde, önemli bir sağlık sorunu olmayan kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen ve hemoglobin düzeyi uygun olan herkes 3 ayda 1 kez, yılda toplam 4 kez kan bağışında bulunabilir.

Kan bağışı ne kadar sürer?

Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı yaklaşık olarak 30-35 dakika sürmektedir. Bir hayat kurtarılması için bu süreyi gözden çıkarmaya değmez mi? Eğer kan merkezine gelmeye vaktiniz yoksa; kan merkezine telefon etmeniz yeterli, gezici kan alma ekibimiz, ekipman ile birlikte işyerinize gelir, kan bağışı kampanyası düzenler..

·          Kimliğimi bildirmem zorunlu mu?

Kan bağışçılarına “kan bağışçısı kartı” verilmektedir. Bu kart sayesinde kayıtlarımız daha düzenli olmakta ve bağışçımız da ne zaman kan verdiğini, kaçıncı bağışı olduğunu ve bir sonraki bağışını ne zaman yapabileceğini izleyebilmektedir. Bu kartı olmayan bağışçılarımız resimli herhangi bir kimliklerini kan bağışı öncesi kayıt yapılırken ibraz etmek durumundadırlar. Güvenli kan sağlanabilmesi için bu bir zorunluluktur.

·          Kan bağışından önce cinsel hayatımla ilgili çok özel bilgilerin de sorulduğu uzun bir form doldurmam gerekiyor. Böylesine kişisel bilgilerin istendiği bir formun doldurulması şart mıdır?

Kişilerin cinsel hayatlarını yargılamak gibi bir amaç kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, cinsel hayatın yargılanması tıp etiğine aykırıdır. Bu form yasal bir zorunluluk olup, kayıtlar gizli tutulmaktadır. Hem sağlığınızın hem de bağışladığınız kanı alacak olan hastanın sağlığı açısından formu okuyarak doldurmanız gerekmektedir.

Ancak burada bilinmesi gereken en önemli nokta şudur; bu formun eksiksiz ve doğru olarak doldurulması hayati önem taşımaktadır. Bu sorulara vereceğiniz samimi cevaplar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir. Çünkü ne yazık ki; günümüzde %100 tanı kesinliği olan tarama testi yoktur. Lütfen (herhangi bir şüpheniz dolayısıyla) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlamayınız!

·          Kan bağışlamak için başvurum değerlendirme sonucunda neden red edilebilir?

Muayene sonucunda doktorumuz; bağışlanacak kanın size veya kanı alacak hastaya zarar verebileceği kararına varmış ise sebebini size açıklayarak kan bağışınızı bir süre erteleyebilir. Bazı durumlar (taşıyıcı hastalık v.b.) ise yaşamınız boyunca kan bağışına engel teşkil edebilir.

·          Çok canım yanar mı?

Kullanılan iğnenin kalınlığı uluslararası standartlarda bu işlem için uygulanan kalınlıktadır. Hayat kurtarmak için alınan kanın içindeki hücrelere zarar verilmemesi açısından iğnenin kalın olması gerekmektedir. İğnenin kalın olması kan alımı sırasında iğne içinden geçen kan hücrelerinin parçalanmasını engeller, oluşabilecek hasarı azaltır. Acının az hissedilmesi için iğne ucu özel bir işlemle lazerle kesilmiş, silikon ile kaplanmıştır. Personelimiz kan alımı konusunda özel eğitim almış uzmanlardır. Hissettiğiniz acı çok azdır.

·          Korkuyorum. Kan Bağışlayabilir miyim?

Eğer korkunuz sizi bayıltacak kadar çok ise kan vermeniz uygun değildir. Bir yaşam kurtarma düşüncesi, bütün korkularınızı yener.

·          Kan bağışlamanın yaş aralığı nedir?

Ülkemizde kan bağışlama yaşı 18 – 65 yaş arasıdır. Sağlıklı her birey bu yaşlar arasında kan bağışlayabilir.

·          Kansız kalır mıyım?

Bağışlanan kan 450 ml (bir kutu kola, 330 ml’dir.) kadardır. Vücudumuzda ortalama 5000 – 6000 ml kan mevcut olup, bu miktar vücut ağırlığının %8 ‘ini oluşturur. Alınan kan vücudumuzdaki kanın yaklaşık 1/13’ü kadarı olup, size zarar vermez.

Ayrıca kan bağışı öncesinde kan sayımınız yapılır, doktor tarafından değerlendirilirsiniz. Kan bağışından önce yapılan muayenede, kan düzeyi düşük (anemi) olduğu saptanan insanlardan kan bağışı alınamaz. Kan seviyesi normal olan sağlıklı bireyler kan bağışında bulunduklarında eksilen kan hücreleri, kemik iliğinin çalışmasıyla hızla yenilenir. Genç kan hücrelerinin dolaşımı başlar. Zaten vücut, bu hücrelerin yapım ve yıkım faaliyetlerini sürekli olarak gerçekleştirmektedir. Alınan kan miktarı ise sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığı için kansız kalmak gibi bir durum söz konusu değildir.

·          Kan bağışlamak sağlığa faydalı mıdır?

Kan bağışlamanın sağlığa herhangi bir zararı olmadığı gibi faydası da tıbbi olarak kanıtlanmış değildir. Kan bağışçısına manevi olarak doyum sağlar, tanımadığı bir kişinin hayatını kurtarmak bağışçıyı mutlu eder. Sadece kana ihtiyacı olan hastalara faydası vardır. Hayat kurtarıcıdır.

·          Kilo alır mıyım? Kilo verir miyim?

Kan bağışının tıbbi olarak kanıtlanmış kilo aldırıcı veya verdirici özelliği yoktur. Genellikle kan bağışı sonrasında yeni kan hücrelerinin üretilmesi sonucu iştah açtığı söylenir.  Ancak bu durum psikolojiktir. Bağışlanan kanın yerine konulması düşüncesiyle çok gıda alınmakta ve bu durum kilo alınmasına sebep olmaktadır.

·          Kilom kan bağışına engel midir?

Kan bağışlayabilmeniz için ağırlığınızın en az 50 kg olması gerekir.

·          Kan bağışladıktan sonra kolum morarır mı?

Bu durum istemediğimiz halde nadiren görülmektedir. Kan bağışladıktan sonra; baş parmağınızla dirseğinizden destek alarak, diğer dört parmağınızla iğne yerine yaklaşık 10 dk. baskı yapmanız gerekir. Kan bağışladığınız kolunuzla ağır bir şey taşımamanız, iğne yerini ovmamanız gerekir. Bunlara dikkat etmezseniz; iğne yerinde kanamanın durdurulması için oluşan tıkaç bozulabilir ve doku içerisine kanama olabilir. Bu durum morarma olarak görülür. Endişelenecek bir durum yoktur. İğne yerine soğuk uygulama yaptığınız takdirde yaklaşık 15 gün içerisinde morarmanın yavaş yavaş dağıldığını görürsünüz.
·          Bayılır mıyım?

Kan bağışı esnasında veya ilk yarım saat içinde nadiren baş dönmesi, mide bulantısı ve baygınlım hissi gibi şikâyetleriniz olabilir. Kan bağışından sonra, dikkat edilmesi gereken noktalara uyduğunuzda bu sorunları yaşamayacaksınız. Bağış sonrası; kan bağışı yatağında bir süre dinlenmeniz gerekir (yaklaşık 10 dk.). Hemen kalkmamalısınız. Sıvı eksikliğinin tamamlanması için ikram edilen meyve suyunu içmelisiniz, gün içinde bol sıvı almalı ve bir sonraki öğünden önce alkol almamalısınız (alkol vücudumuzda sıvı kaybına sebep olur). Bunlara dikkat ettiğiniz halde rahatsızlık hissederseniz; bir yere uzanarak veya başınızı iki dizinizin arasına alacak şekilde oturarak dinlenmelisiniz.

·          Hangi aralıkla kan bağışlayabilirim?

Her sağlıklı birey; yılda en fazla 4 kez olmak üzere 3 ayda bir kan bağışlayabilir. Ülke güvenli kan ihtiyacının karşılanabilmesi için düzenli kan bağışı gerekmektedir. Kanın güvenilirliği açısından sürekliliği ve izlenebilirliği ancak düzenli bağış ile mümkündür. En güvenilir kan ile hayat kurtarılması ancak gönüllü, bilinçli, karşılık beklemeksizin ve düzenli bağışlarınız ile mümkündür.

·          Kan bağışlayanlara verilen promosyonlar nasıl belirleniyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri dikkate alınarak promosyonlara karar verilmektedir.

Bu önerilerden bahsetmek gerekirse, insanları kan bağışına olumsuz yönde teşvik edici derece de değerli bir hediye olmamalıdır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri dikkate alınırsa bu değerin maksimum 2 Avro’yu geçmemesi önerilmektedir. Promosyon sadece manevi açıdan değerli olmalıdır.

·          Kan bağışçılarına neden ücret ödenmiyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre karşılık beklenerek bağışlanan kanın güvenilirliği düşüktür. Kişi elde edeceği maddi çıkara güdüleneceği için kan bağışına engel teşkil edebilecek durumları (form doldurma ve muayene aşamasında) gizleyebilir. Kanın güvenilirliği açısından gönüllü ve karşılık beklemeksizin kan bağışı gerekmektedir.

·          Kan ihtiyacım olduğunda neden kan bulamıyorum?

Kan bağışlamalarına rağmen kan merkezinde ihtiyaç olduğunda hastaları için kan bulamamak insanlarda olumsuz düşünceler oluşturmaktadır. Bu sıkıntının yaşanmasını bizde istememekteyiz. Bu bilinçle ulusal kan hizmetleri organizasyonunun kurulabilmesi için çalışmaktayız.

Bağışlanan kan özel ısı koşullarında kısa sürelerde saklanmaktadır. Bir hasta için genellikle birden fazla ünite kana ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durumda bir hasta için ihtiyaç duyulan kanın birden fazla bağışçıdan temin edilmesi gerekmektedir. Yeterli kan bağışçısı kazanıldığında bu sıkıntının önüne geçilecektir.

·          İşyerimizde veya Internet sitesinde bir grup oluşturduk, ihtiyaç olduğunda birbirimize kan veriyoruz. Kana ihtiyaç duyan başka insanlara da yardımcı oluyoruz.

Etkin bir çözüm gibi görülen bu yöntem aslında kısa vadeli bir çözüm olup, ülke güvenli kan ihtiyacının karşılanmasında etkin bir yöntem değildir. Ulusal kan hizmetleri organizasyonunu kurulması ile hasta ve hasta yakınlarının kan bulma, ücret ödeme ve uygun olmayan ısı koşullarında hastanelere ulaştırma gibi yaşadıkları sıkıntılar ortadan kaldırılacaktır. En uygun olanı ihtiyaç anında testleri tamamlanmış kullanıma uygun kanın hazır olmasıdır.

·          Yakınıma kan ihtiyaç olduğunda kan bağışlayacağım.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre replasman (kana kan, yerine koyma, zorunlu kan bağışı, aile kan bağışçıları) olarak tanımlanan bu yöntemin güvenilirliği düşüktür. Ülke güvenli kan ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanması bu şekilde mümkün değildir.

Kan bağışçısı yakını için kan bağışlamayı beklemektedir. Belki de yakınına hiç kan ihtiyacı duyulmayacaktır.  Hastası için kan veren aile kan bağışçıları yaşanan sıkıntının stresi ve baskısı ile kan vermekte, kana engel teşkil edebilecek durumlar gizlenebilmektedir. Bağış öncesi muayenede engel olabilecek bir durum tespit edildiğinde ise yaşanan stres daha da artmaktadır. En uygun olanı o anda testleri tamamlanmış kullanıma uygun kanın hazır olmasıdır.

Popularity: 9% [?]

Yüzdeki Çillere Ne Yapmalı?

Posted by Musa On Haziran - 5 - 2009

Yüzünüzdeki çillerden memnun değil misiniz ?Genellikle yaz aylarında ortaya çıkan ve sonradan oluşan çiller için yapmanız gerekenler;

Keten tohumları kaynatılarak  suyu yüze maske olarak uygulanır.

Herhangib bir yüz kremine bir kaç  damla  limon  katarak uygulayabilirsiniz.

Eczaneden yüzünüze uygun dozda oksijen suyu alarak  akşamları pamuk yardımı ile sürebilirisiniz.

Hassas ciltler için doktara başvurmanızda fayda var.

Popularity: 19% [?]

Güneş Alerjilerine Ne Yapmalı?

Posted by Musa On Haziran - 4 - 2009

Yazın gelmesiyle genellikle küçük yaştaki çocuklarda oluşan alerjilerden kurtulmak için işte uygulayacağınız yöntem;  patates,  ıspanak,  havuç gibi yiyecekleri tüketmenizde fayda var.

Popularity: 8% [?]

Siyah Noktalar(Akne);

Posted by Musa On Haziran - 2 - 2009

Siyah noktalar çoğu insanın sorunu olmuştur. Aynaya baktığınızda hemen cildinizde kusur ararsınız. Bakacağınız, dikkatinizi çeken ilk şey yüzünüzdür. Yüzünüzde ise  dikkatinizi burun ve çevresi çeker, Siyah noktalar (akneler) gözünüze çarpar. Akneler yüzdeki kirlerin iyi temizlenmemesiyle oluşabilmektedir (yağlı ciltlerde). Bunlardan kurtulmak için 2 yol vardır.   Doğal yollardan veya eczanelerde satılan akne bantlarından. İşte size 2 farklı püf nokta;

1-) Siyah noktalar için en pratik çözümlerden bi­ri burun, çene ve alın için ayrı şekillerde satılan cilt bantlarıdır.  Suyla yıkayarak nemlendirin, bantı siyah noktaların yoğun ol­duğu bölgeye yapıştırın ve kısa bir süre bekleyip çekin.  Birinci aşamada gözenekler içinde birikmiş kir  cilt yü­zeyinden ayrılacaktır. İkinci  temizlemeniz  yüzünüzü ılık suyla duru­lamanız gerekiyor.

2-) Doğal Yöntem; Siyah  noktaları elma sirkesi ile yok edebilirsiniz. Su ile karıştırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, akneye yol açan mikropları öldürecektir.

Not: İlk Olarak Uzman Bir Hekime Görünmeniz Daha Faydalı Olacaktır!

Popularity: 10% [?]

Ses Kısıklığı Nasıl Giderilir;

Posted by Musa On Haziran - 2 - 2009

işte Püf Noktamız Soğuk yiyecekler bazen boğazlarımızı şişirir. Haliyle bazen seslerimiz kısılır. Bizim için zor olan bu durumdan kurtulmak hiç te zor değil. İşte merak ettiğiniz püf nokta;  1 fincan ıhlamura birkaç damla katılarak içilmelidir.  Diğer yöntem ise kurutulmuş kayısı yemek veya kayısı hoşafı yemektir.

Ayrıca  bir litre suyua 7-8 karanfil atılıp kaynattıktan sonra sabah akşam 1 çay bardağı içilebilir.

Popularity: 9% [?]