Saturday, July 31, 2010

Püf Noktalar

Archive for the ‘Bilgisayar’ Category

E-posta Kutunuz Daha Güvenli!

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 26 - 2009

Internet üzerinde aynı mesajın yüksek sayıdaki kopyasının, bu tip bir mesajı alma talebinde bulunmamış kişilere, zorlayıcı nitelikte gönderilmesi SPAM (istenmeyen e-posta) olarak adlandırılır. SPAM sorunu dünyada internetin yaygın kullanılmaya başlaması ile birlikte ortaya çıkan bir sorundur.

SPAM gönderimi kötü niyetli kişilerin bilinçli olarak kendi bilgisayarlarından yapılabildiği gibi, güvenliği sağlanmamış bilgisayarlara internet yoluyla botnet, worm gibi casus yazılımlar bulaştırılıp bu yazılımların bulaştırıldığı bilgisayarlar üzerinden de yapılabilmektedir.  Casus yazılım bulaştırılan bilgisayar sahiplerinin bir çoğu kendi bilgisayarlarının SPAM amaçlı kullanıldığının farkında dahi değildir.

Dünyada dolaşan e-postaların %90′ı SPAM e-postadır ve bu SPAM e-postaların %80′i de internetten casus yazılımlar bulaştırılmış, kullanıcılarının haberi dahi olmayan, “zombie” diye adlandırılan bilgisayarlar üzerinden gitmektedir.

Ülkemiz maalesef dünyanın en büyük SPAM e-posta yayan ülkelerinden  biridir. Bu da ülkemiz için ciddi bir saygınlık ve imaj kaybına sebep olmaktadır. Bunlara ek olarak  ciddi bir kaynak israfına da yol açmaktadır.

Ayrıca, yurtdışında bilgisayarlar üzerinden bilinçli veya bilinçsiz spam e-posta gönderen IP adreslerini tespit eden karaliste organizasyonları mevcuttur. Karaliste organizasyonları bir IP bloğundaki kullanıcıların bir kaç tanesi SPAM yapmış olsa bile ilgili IP Bloğunun tamamını karalisteye alabilmektedir. Böylece hiç SPAM yapmamış kullanıcılar da karalisteye girdiğinden dolayı e-posta gönderememe problemi yaşamaktadırlar.

SPAM sorununun önlenmesinde en önemli adım gönderilen mesajların kimin tarafından gönderildiğinin bilinmesi ve denetlenebilmesidir. SPAM ile mücadele amaçlı kurulmuş organizasyonlar, aslen e-posta servisi sağlayan kurumların alması gereken bu önlemin erişim servis sağlayıcılar tarafından da desteklenmesini talep ve tavsiye etmektedirler.

Halihazırda SPAM e-posta gönderimi yaygın olarak ADSL kullanıcılarının bilgisayarlarından mesaj gönderilmek istenen sunucuya doğru 25. Port üzerinden bağlanarak yapılmaktadır. Dünyada operatörler tarafından en yaygın kullanılan çözüm, dinamik IP’li müşterilerin 25. portunun kapatılıp e-posta göndermelerini engelleyerek gerçek e-posta kullanıcıların güvenli başka bir porttan göndermelerini sağlamaktır.

Bu yöntem uygulandığında dinamik IP bloklarından gönderilen SPAM mesajları kayda değer oranda azalacak, gönderilen SPAM mesajların kimlik tespiti yapılabilmesi nedeniyle ilgili servis sağlayıcı tarafından daha kolay tespit edilebilecektir.
Kimlik Doğrulamalı e-posta gönderimine geçiş için, dinamik IP’li kullanıcıların e-posta göndermek için kullandıkları 25. Port bloklanacak, kullanıcıların e-posta istemci yazılımları (outlook express gibi)  üzerinde “Authenticated/kimlik doğrulamalı SMTP” seçeneklerini aktive ederek 587. Port üzerinden e-posta  göndermeleri   istenecektir.

Yukarıda anlatılan uygulamanın hayata geçirilebilmesi için, e-posta hizmeti veren abone potansiyeli yüksek yer sağlayıcıların da katılımıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) nezdinde düzenlenen toplantıda Pilot bir uygulama yapılması kararlaştırılmıştır. E-posta hizmeti veren yer sağlayıcılardan Çizgi Telekom, DorukNet ve Mynet’in katkıları ile Pilot Çalışma Modeli oluşturulmuş ve oluşturulan bu model BTK ile paylaşılmıştır. BTK tarafından da Pilot Çalışma Modeli toplantıya katılan tüm e-posta yer sağlayıcıları ile paylaşılmıştır.

Pilot çalışma esasları

  • Pilot çalışmaya Mynet, Çizgi Telekom, DorukNet ve TTMail katılacaktır. Bu firmalar 25.Port’a ek olarak 587.Port’u da müşterilerinin kullanımına açık hale getirecektir.
  • Pilot çalışmaya katılan yer sağlayıcılar müşterilerine 25.Porttan 587.Porta geçmeleri için bilgilendirme mesajı atacak ve bu değişikliği nasıl yapmaları gerektiği konusunda bilgilendirecektir.
  • Müşterilerin port değişikliğini 15 Nisan 2009 tarihine kadar yapması gerekmektedir.
  • 16 Nisan tarihinden itibaren Nisan sonuna kadar 60bin adetlik 4 IP Bloğunun (yaklaşık toplam 240bin) aşamalı olarak 25.portu bloklanacaktır.
  • Pilot çalışmadan Aydın, Bayburt, Diyarbakır, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Sivas, Tokat, Trabzon’daki müşteriler etkilenecektir.
  • Sorun yaşayan müşterilerden pilot çalışmaya katılan Mynet, DorukNet, Çizgi Telekom ve TTMail’den hizmet alan müşteriler tanımlamalarda sorun yaşamaları durumunda ilgili firmaların Müşteri Hizmetleri tarafından gerekli desteği alacaktır.
  • Diğer e-posta yer sağlayıcılardan hizmet alan müşteriler sorunları ile ilgili TTNET Müşteri Hizmetleri’ni arayabilecektir.

Port Değişikliğinden Etkilenmeyenler

  • Web tabanlı e-posta hizmeti alan hiçbir müşteri sorun yaşamayacaktır.
  • Gmail, Yahoo, Hotmail gibi e-posta sağlayıcıları istemci bazlı hizmetlerinde 25. port kullanmadığı için bu hizmetleri kullananlar etkilenmeyecektir.
  • Statik IP’li  olan e-posta  sunucusu, ADSL erişimi kullanan firmaların kullanıcıları etkilenmeyecektir.
  • Kurumsal şirket  çalışanları genelde VPN yada OWA gibi web tabanlı erişimler kullandıkları için sorun yaşamayacaktır.
  • Yurtdışından  istemci kullanarak e-posta hizmeti alan müşterilerin çoğunluğu port 25 kullanmadığı için etkilenmeyecektir.

Port Değişikliğinden Etkilenen Müşterilerimiz için yapılması gerekenler

Outlook, Outlook Express vb.gibi e-posta programları ile e-postalarını kullanan müşterilerimizin ayarlarında değişiklik yapması gerekmektedir.

Öncelikle, e-posta hizmeti aldığınız firmanın 587.port hizmetini aktif hale getirdiğini teyid etmeniz gerekmektedir. Aktif hale getirilmiş ise kendi e-posta programlarınızda giden sunucu olarak 25.port kullanımı yerine 587.port değişikliğini yapabilirsiniz. Aşağıda örnek olması için birkaç e-posta programında değişikliğin nasıl yapılabileceği ile ilgili örnekleri bulabilirsiniz. Bu ayarlar sadece örnek olarak verilmiş olup kendi ayarınız için e-posta hizmeti sağlayıcınızla görüşmeniz gerekmektedir.

Outlook 2003 587.port geçiş ayarları için tıklayınız

Outlook 2007 587.port geçiş ayarları için tıklayınız

Outlook Express 587.post geçiş ayarları için tıklayınız

Sıkça Sorulan Sorulara ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Resmi Açıklama:http://www.ttnet.com.tr/web/198-1025-1-1/tr/ttnet/bunlari_biliyor_musunuz_/simdi_eposta_kutunuz_daha_guvenli

Popularity: 12% [?]

Ortam Değişkenleri (Environment Variables)

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 25 - 2009

Bugünkü makalemde Windows 2000, Windows XP, Windows Server 2003 ve Windows Vista‘da kullanılan ortam değişkenlerinden (environment variables) bahsedeceğim. Ortam değişkenlerini kısaca tanımladıktan sonra işletim sistemlerinde kullanılan ortam değişkenlerinin bir listesini yayınlayacağım.

Hakkında
Ortam değişkenleri tüm işletim sistemlerinde kullanılan bir özelliktir. Bu değişkenlerin bazılarını command prompt, bir batch dosyası ya da Adres çubuğu olarak tanımlayabiliriz. Microsoft ortam değişkenlerini aşağıdaki gibi tanımlıyor:

Ortam değişkenleri, sürücü, yol veya dosya adı ile ilgili bilgi içeren kayıtlardır. Çeşitli programların eylemlerini kontrol ederler. Örneğin; TEMP ortam değişkeni, programların geçici dosyaları hangi lokasyonda saklayacağını belirtir.

Ortam değişkenleri iki kategori halinde bulunur. Bunlar Local (Lokal) ve System (Sistem) kategorileridir:

  • Lokal değişkenler kullanıcı sisteme giriş yaptığında ayarlanır ve sadece giriş yapan kullanıcı ile ilgilidir. Örneğin; %APPDATA%
  • Sistem değişkenleri ise Windows işletim sistemi ile ilgilidir. Örneğin; %SYSTEMROOT%

Not: Listedeki değişkenleri büyük harf ile yazdım. Ancak bu değişkenler büyük-küçük harf duyarlılığına sahip değil. Değişkenleri çağırırken harf case-sensitive özelliğine ve yüzde işaretlerine dikkat etmelisiniz. Örneğin;

C:Documents and Settings%username%Application Data

İsterseniz, bu değişkenleri klavyenizdeki Windows ile R tuşlarına birlikte basarak (Windows Key+R) ve daha sonra gelen pencereye ilgili komutu yazarak istediğiniz konuma erişebilirsiniz.

Liste
Listeyi daha kolay görüntüleyebilmeniz için alfabetik olarak sıraladım.
%ALLUSERSPROFILE% – Local

All Users Profile (tüm kullanıcıların profilinin) lokasyonu getirir.

%APPDATA% – Local

Uygulamaların veri depoladığı lokasyonu getirir.

%CD% – Local

Mevcut dizin yapısını getirir.

%CMDCMDLINE% – Local

Mevcut cmd.exe uygulamasını başlatmak için gerekli olan komut satırını getirir.

%CMDEXTVERSION% – System

Command Processor Extensions (komut işlemcisi uzantılarının) sürüm numarısını getirir.

%COMPUTERNAME% – System

Bilgisayarın adını belirtir.

%COMSPEC% – System

Command shell executable (komut kabuk uygulaması) için lokasyonu getirir.

%DATE% – System

Güncel tarihi belirtir. date/t komutu ile aynı formatı kullanır. Cmd.exe tarafından oluşturulur.

%ERRORLEVEL% – System

Son kullanılan kod ile ilgili hata kodunu getirir. Sıfır olmayan bir değer varsa genellikle bir  hata  olduğu belirtilir.

%HOMEDRIVE% – System

Kulnacının merkez dizini için (home directory) hangi lokal iş istasyonu sürücü harfinin bağlı olduğu belirtilir. Kullanıcı için home directory Local Users and Groups (Yerel Kullanıcılar ve Gruplar) alanında ayarlanır.

%HOMEPATH% – System

Home Directory için tam path’i belirtir. Kullanıcı için home directory Local Users and Groups (Yerel Kullanıcılar ve Gruplar) alanında ayarlanır.

%HOMESHARE% – System

Kullanıcının paylaşımlı merkez dizini için path’i belirtir. Kullanıcı için home directory Local Users and Groups (Yerel Kullanıcılar ve Gruplar) alanında ayarlanır.

%LOGONSEVER% – Local

Mevcut oturum için domain controller adını getirir.

%NUMBER_OF_PROCESSORS% – System

Bilgisayarda kurulu olan işlemci sayısını belirtir.

%OS% – System

İşletim sistemi adını belirtir. Windows 2000 işletim sistemi adını Windows_NT şeklinde gösterir.

%PATH% – System

Çalıştırılabilir dosyalar için arama yolunu belirtir.
%PATHEXT% – System

İşletim sisteminde tanımlı olan dosya uzantılarının listesini belirtir.

%PROCESSOR_ARCHITECTURE% – System

İşlemci çipi ile ilgili değerleri gösterir. Değerler: x86, IA64.

%PROCESSOR_IDENTIFIER% – System

İşlemci ile ilgili tanımlama bilgisi içerir.

%PROCESSOR_LEVEL% – System

Bilgisayarda kullanılan işlemci ile ilgili model numarasını gösterir.

%PROCESSOR_REVISION% – System

İşlemcinin revizyon numarasını belirtir.

%PROMPT% – Local

Komut satırı ayarlarını getirir. Cmd.exe tarafından oluşturulur.

%RANDOM% – System

0 ile 32767 arasında rastgele bir numara getirir. Cmd.exe tarafından oluşturulur.

%SYSTEMDRIVE% – System

Windows XP kök dizininin yer aldığı sürücüyü getirir. (başka bir deyişle system root).

%SYSTEMROOT% – System

Windows XP kök dizini lokasyonunu getirir.

%TEMP% and %TMP% – System and User

Giriş yapan kullanıcılarla ilgili kullanılan uygulamaların geçici dosyalarının saklandığı temp dizinlerini getirir. Bazı uygulamalar TEMP dizinine ihtiyaç duyarken bazıları da TMP dizinine ihtiyaç duyar.

%TIME% – System

Geçerli saati belirtir. time /t ile aynı formatı kullanır. Cmd.exe tarafından oluşturulur.

%USERDOMAIN% – Local

Kullanıcı hesabının yer aldığı domaini getirir.

%USERNAME% – Local

Oturum açan kullanıcının kullanıcı adını getirir.

%USERPROFILE% – Local

Mevcut kullanıcı için profil lokasyonunu belirtir.

%WINDIR% – System

İşletim sistemi dizininin lokasyonunu getirir.

Popularity: 6% [?]

Facebook’da OPENID;

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 24 - 2009
Facebook’tan yeni bir hamle daha…

Google, Microsoft ve Yahoo yapar da Facebook yapmaz mı? İşte popüler sosyal ağın son yeniliği.

OpenID, 2007 yılında farklı sitelerin farklı üyelik prosedürlerinden sıkılan bir grup tarafından kuruldu. OpenID’nin amacı tek bir üyelik sayesinde istediğiniz siteye yeni bir hesap yatmak zorunda kalmadan katılabilmek. OpenID her geçen gün daha da büyüyor ve sahibi olan bir firma yok. Fakat destekleyicileri ve yönetim kurulu farklı dev şirketlerin temsilcilerinden oluşuyor. Bu destekleyiciler arasında Google, Yahoo, Microsoft, PayPal, IBM ve yeni katılan Facebook bulunuyor.Facebook’un patronu Mark Zuckerberg; “Biz internet paylaşımının tek bir site üzerinden gerçekleşemeyeceğini düşünüyoruz” diyor. “Bu yüzden web geliştiricileri ve bizim için birlikte çalışabilen bir yapı kurmak stratejik anlamda çok önemli” diye sözlerini sürdüren Zuckerberg artık OpenID hesabına sahip kullanıcıların da Facebook’u rahatlıkla kullanabileceklerini duyurdu.

OpenID hakkında daha detaylı bilgi almak için bu adresten sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Popularity: 9% [?]

Bilgisayarınızdaki Virüsler Nasıl Bulaşır/Silinir ?

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 24 - 2009

Virüs nedir?  Nasıl bulaşır?

Bilgisayar virüsleri, çalıştığında bilgisayarınıza değişik sekillerde zarar verebilen bilgisayar programlarıdır. Bu programlar (ya da virüs kodları) çalıştırıldığında programlanma şekline göre bilgisayarınıza zarar vermeye başlar. Ayrıca, tüm virüs kodları (bilinen adıyla virüsler) bir sistemde aktif hale geçirildikten sonra çoğalma (bilgisayarınızdaki diğer dosyalara yayılma, ağ üzerinden diger bilgisayarlara bulaşma vb gibi) özelliğine sahiptir.

Bilgisayar virüslerinin popüler bulaşma yollarından birisi “virüs kapmış bilgisayar programları” dır. Bu durumda, virüs kodu bir bilgisayar programına (söz gelimi, sık kullandığınız bir kelime işlemci ya da beğenerek oynadığınız bir oyun programı) virüsü yazan (ya da yayan) kişi tarafindan eklenir. Böylece, virüslü bu programları çalıştıran kullanıcıların bilgisayarları virüs kapabilirler. Özellikle internet üzerinde dosya arşivlerinin ne kadar sık kullanıldığını düşünürsek tehlikenin boyutlarını daha da iyi anlayabiliriz.

Virüslenmiş program çalıştırıldığında bilgisayar virüs kodu da, genellikle, bilgisayarınızın hafızasına yerleşir ve potansiyel olarak zararlarına başlar. Bazı virüsler, sabit diskinizin ya da disketlerinizin “boot sector” denilen ve bilgisayar her açıldığında ilk bakılan yer olan kısmına yerleşir. Bu durumda, bilgisayarınız her açıldığında “virüslenmiş” olarak açılır. Benzer şekilde, kendini önemli sistem dosyalarının (MSDOS ve windows için COMMAND.COM gibi) peşine kopyalayan virüsler de vardır.

Internet’ten aldığım e-posta’dan bilgisayarım virüs kapabilir mi?

Sadece düz yazı içeren bir e-postayı okumakla sisteminize virüs filan bulaşmaz. Eger aldığınız e-posta ile birlikte bir “attachment (eklenmiş dosya)” varsa (eklenmiş dosya, herhangi bir çalıştırılabilir (executible) dosya olabilir), mailinizi okuyup gelen dosyayı diskinize saklamakla “o dosya virüslü dahi olsa” yine virüs bulaşmaz. Tabii, eklenmiş dosyayı çalıştırırsanız ve o dosya da virüslü ise, sisteminize virüs bulaşabilir. Bu tamamen sizin sorumluluğunuz. Yıllar içinde mail programları oldukça gelişmiştir. bazı özel tekniklerle, mail içine “doğrudan çalıştırılabilir kod” ekleme olanağı vermektedir. Daha çok yeni olan bu kullanım, tüm potansiyel virüs saldırılarına açıktır. Dolayısıyla, size gelen bir maili okumadan önce, “konusuna” ve “kimden gönderildiğine” ayrıca “uzunluğuna” bakıp ona göre bir karar verebilirsiniz. Kullandığınız mail programı, bazı seçeneklerini degiştirirseniz, maili okumak için açtığınız anda, sizin onayınızı almadan, aslında bir program olan ilgili kod çalışmaya başlayabilir.

Internet’teki web sitelerine girdiğimde bilgisayarım virüs kapabilir mi?

Hayır, bulaşmaz. web sayfalarını oluşturmada kullanılan HTML, sabit diske yazma/silme vb yapılmasına izin vermez. Bunun yanında, web sayfalarında çok kullanılan Java ve JavaScript ile yazılmış web uygulamaları da diskinize kesinlikle hiçbirşey yazmaz, hiçbirşeyi silmez. Bu yüzden, gönül rahatlığı ile web üzerinde dolaşabilirsiniz.

Internet’teki bir dosya arşivinden aldığım programlar virüslü olabilir mi? Bunlar ne kadar güvenli?

Güvenilir dosya arşivlerinden alınan programlarda virüs olması ihtimali yok denecek kadar azdır. Bunlar genellikle, popüler bilgisayar dergilerinin arşiv siteleri; tanınmış yazılım şirketleri, yansıları dünyanın pek çok yerinde tutulan Simtel, Cica, Tucows, Winsite gibi sitelerdir. Zaten bir siteye girdiginizde o sitenin muhteviyatı size bazı ipuçları verir. Eger illegal programların ve “crack” olarak adlandırılan bazı programların olduğu bir sitede iseniz virüslü program alma ihtimaliniz son derece yüksek.

Kaç çeşit bilgisayar virüsü vardır?

Bilgisayar virüslerini, genel olarak 2 grupta toplamak mümkün:

- Dosyalara bulaşan virüsler
Bu gruba girenler, genellikle, kullanıcının çalıştırdığı programlara bulaşır. Programların virüslenmesi iki yolla olur: Ya virüs kodu bilgisayarın hafızasına yerleşmiştir ve her program çalıştırılışında o programa bulaşır; ya da hafızaya yerleşmeden sadece “virüslü program her çalıştırılışında” etkisini gösterebilir. Ancak, virüslerin çoğu kendini bilgisayarın hafızasına yükler.

- Bilgisayarın sistem alanlarına bulaşan virüsler
Bu gruba giren virüsler ise, bilgisayarın ilk açıldığında kontrol ettiği özel sistem alanlarına (boot sector) ve özel sistem dosyalarına (command.com gibi) yerleşirler.

Bazi virüsler ise her iki şekilde de zarar verebilir.

Bazı virüsler, virüs arama programları tarafindan saptanmamak için bazı “gizlenme” teknikleri kullanırlar (Stealth Virüsleri). Bazi tür virüsler ise, çalıştırıldığında kendine benzer başka virüsler üretir (Polymorphic virüsler).

Bilgisayar virüslerinin olası zararları nelerdir?

Bilgisayar virüsleri,

Ekraniniza can sıkıcı mesajlar çıkararak çalışmanızı bölebilir/engelleyebilir.
Bilgisayarınızın hafızasını ve/veya disk alanını kullanarak bu kaynaklara verimli olarak erişiminizi engelleyebilir.
Kullandığınız dosyaların içeriklerini bozabilir/silebilir.
Kullandığınız bilgisayar programlarını bozabilir, çalışmalarını yavaşlatabilir.
Sabit diskinizin tamamını ya da önemli dosyaların olduğu kısımlarını silebilir.
Virüsler programların yanında veri dosyalarını da bozabilir mi?

Bazı virüsler, doğrudan data dosyalarını bozabilirler. Birçok virüs, .DAT, .OVR, .DOC gibi çalıştırılabilir olmayan dosyaları hedef alıp bozabilmektedir. Ancak bilgisayar virüsleri de bir çeşit “bilgisayar programları” olduğundan, virüsün yayılabilmesi için mutlaka virüs kodunun çalışması lazım. Bu yüzden, söz gelimi bir düzyazı içeren dosyanın (text) virüs taşıma ihtimali yok.

Bilgisayarımın virüs kapıp kapmadığını nasıl anlarım? Bunu saptayan programlar var mı?

Eger bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa, bu durumda bilgisayarınızda “olağan dışı” bazı durumlar gözlemleyebilirsiniz. Bazi virüsler, isimleri ile ilgili bir mesajı ekranınıza getirebilir. Bazıları makinanızın çalışmasını yavaşlatabilir, ya da kullanılabilir hafızanızı azaltır. Bu son iki sebep sırf virüs yüzünden olmasa da gene de şüphelenmekte fayda var.

Bilgisayarınızın virüs kaıip kapmadığını saptayan “anti-virüs” programları da var. Bu programlar, bilgisayarınızın virüs kapabilecek her tarafını (hafıza, boot sector, çalıştırılabilir programlar, dökümanlar vb) tararlar. Bu programların virüs saptama yöntemleri 2 türlüdür:

Kendi veritabanlarındaki virüslerin imzalarını (virüsün çalışmasını sağlayan bilgisayar programı parçası) bilgisayarınızda ararlar. Programlarınızı, virüs olabilecek zararlı kodlara karşı analiz edebilirler.

Günümüzdeki popüler anti-virüs programlarının veri tabanlarında binlerce virüs imzası ve bunların varyantları vardır. Bu veri tabanları, yeni çıkan virüsleri de ekleyerek sık aralıklarla güncellenir. Bütün virüs programları 3 temel işleve sahiptir :

- Virüs Arama, bulma (virus scanner)
- Bulunan virüsü temizleme (virus cleaner)
- Bilgisayarınızı virüslerden korumak için bir koruyucu kalkan oluşturma (virus shielder)

Virüs kalkanları, bilgisayarınız her açıldığında kendiliğinden devreye giren, ve her yeni program çalıştırdığınızda, bilgisayarınıza kopyaladığınızda (başka bir bilgisayardan, internet üzerinden, disketten vb) bunları kontrol eden ve tanımlayabildiği virüs bulursa sizi uyaran ve virüs temizleme modülünü harekete geçirebilen araçlardır.

Bazı popüler anti virüs programları, üretici şirketler ve web adresleri şunlardır :

McAfee Associates, Inc. http://www.mcafee.com
IBM Anitvirus http://www.av.ibm.com
Norton Antivirus http://www.symantec.com
F-Prot http://www.datafellows.com
Thunderbyte Antivirus http://www.thunderbyte.com

Bu programlar genellikle “shereware” dir. Bazilarının kısıtlı kullanımlı “freeware” sürümleri de vardır. Macintosh, OS/2 ve Windows için bu tip programları yerel Raksnet Tucows arşivinden de alabilirsiniz. Adresi: http://tucows.raksnet.com.tr

Bilgisayarım virüslendi. Nasıl temizleyecegim?

Bir programın virüslü olduğundan şüpheleniyorsanız, yapacağınız ilk iş, o an kullandığınız tüm uygulamaları kapatmak, yaptığınız işleri saklamak. Ardından, bir antivirüs programı ile bilgisayarınızı (gerekirse disket(lerin)izi tarayın. Her zaman için, kullandığınız antivirüs programının yeni bir sürümünü elde etmeye çalışın.

Eger bilgisayarınızın sistem alanları da etkilenmişse, bu durumda bilgisayarınızı kapatın. Ardından, bilgisayarınızı “temiz bir sistem disketi” ile açın. Bu yüzden, her zaman böyle bir disket bulundurmak faydalı olacaktır (windows95 için Rescue Disk). Daha sonra, bir virüs tarama/temizleme programı ile bilgisayarınızı tarayın

Popularity: 12% [?]

Sabit diskin üzerindeki bir dosya nasıl silinir.

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 24 - 2009

büyük ihtimalle bilgisayarındaki bulunmaması ya da kimselerin erişmemesi gereken ‘çok gizli’ bilgileri silmek için çoğu sıradan bilgisayar kullanıcısının yaptığı gibi dosyaları Geri Dönüşüm Kutusu’na gönderip sonra da Geri Dönüşüm Kutusu’nu boşalttı. Böylece bu dosyalara kimsenin ulaşamayacağını düşündü. Oysa bu şekilde silinen bir dosyayı geri getirmek orta düzeyde bilgisayar kullanmayı bilenler için oldukça kolay. Çünkü bu yöntemle sildiğinizi sandığınız dosyalar aslında sabit diskinizde duruyor. Sabit diskin üzerindeki bir dosya silindiği zaman, dosya adları ve özelliklerinin olduğu kısımdan silindi işareti koyulur. Fakat bu kısımlar, üzerine yeni bilgi kaydedilmediği sürece eski bilgileri muhafaza eder. Dosya içerisindeki veriler diskinizde hâlâ durduğu için data recovery (veri kurtarma) adı verilen (EasyRecovery, Recuva gibi) yazılımlar ile diskinizdeki format atılmadan önceki verilere bile ulaşabilirsiniz.

Bilgisayarınızdaki verileri silmek için FDISK, FORMAT veya DELETE gibi standart komutları kullandığınızda da silinen bu verilerin bir şekilde geri getirilme şansı her zaman var. Bir daha geri gelmeyecek şekilde silme işlemini gerçekleştirmek için kalıcı silme, diğer bir deyişle güvenli silme işlemini gerçekleştiren yazılımlara ihtiyacınız var. Zilla Data Nuker 2, Freeraser, Lavasoft File Shredder, CHAOS Shredder, Active KillDisk, Eraser 5.7 ve Mutilate File Wiper gibi yazılımlar sabit disklerinizdeki verileri bir daha geri getirilemeyecek şekilde silmenizi sağlıyor.

Güvenli ve kalıcı olarak dosya silme

İşi, silinen veya tahrip olan verileri kurtarmak olan dünyada ve Türkiye’de birçok bilişim şirketi var. Bu şirketler fiziksel olarak tahrip edilmiş, yanmış virüs bulaşmış bir sabit diskten bile verileri geri getirilebiliyor. Veri kurtarma işlemi için dosyalarınızı kaydettiğiniz veya yazılarınızı yazdığınız bilgisayarın markası, sabit diskin özelliği işletim sistemi veya kullandığınız programın Excel, Word ya da başka bir program olması hiç önemli değil. Bu verilerin bilgisayarınızın sabit diskinde bir şekilde kaydedilmiş olması yeterli. Yani kayıt söz konusu ise geri getirme de söz konusu.

Kalıcı veri silme programlarının çoğu verileri silerken sabit diskinize Wipe Atma Metotları (silinen verilerin üstüne defalarca veri yazma) kullanırlar. Bu yüzden silinen verileri geri getirmek kullanılan wipe metoduna göre ya imkansız ya da çok zordur.

En çok kullanılan wipe metotları

Gutmann (35-Pas): eter Gutmann algoritmasını kullanarak sabit disk üzerine 35 kez üst üste veri yazılımı işlemidir. Bu işlem en güvenilir wipe yöntemidir. Ancak silme işlemi çok uzun sürer.

Schneier (7-Pass): Bruce Schneier’s algoritmasıdır. Gizli bir rastgele numara üretici ile dosyayı 7 kez üst üste yazarak wipelar. Çok güvenli bir sistemdir. Önemli, gizli dosyalara uygulanmalıdır.

Dod-7 (7-Pass): Bu metot ABD Savunma Bakanlığı dosya silme sistemi Dod 5220.22-M ECE’dir. Bir dosyayı 7 kez üst üste yazarak wipelar.

Millet olarak yeni teknolojileri takip etmede üstümüze yok. Hemen hemen hepimiz 2-3 senede bir bilgisayarlarımızı yeniliyoruz. Yeni bilgisayarı satın alınca eski bilgisayarlarını kimisi tanıdık birine hediye ediyor, kimi ikinci el pazarında satıyor, kimisi de nadir de olsa ya çöpe atıyor ya da hurdacıya satıyor.

Peki satarken veya atarken verilerimizi güvenli bir şekilde silebiliyor muyuz? Yoksa eski bilgisayarımızı satarken farkında olmadan internette web sitelerine girdiğiniz pek çok bilgiyi, şirketinize ait sırları, projelerinizi, şifrelerinizi hatta kredi kartı gibi özel mahremiyet bilgilerimizi de yanında hediye mi ediyoruz?

Aslında birçok bilgisayarcı bile bu konuda yeterince bilgiye sahip değil. Size verilerinizin kimsenin eline geçmemesi için “Formatlayalım abi, hiçbir şey kalmaz” diyebiliyorlar. Oysa formattan sonra bile tüm sabit diskte kaydettiğiniz özel resimleriniz, yazışmalarınız, kredi kartı bilgileriniz, şirket sırlarınız, şifreleriniz kısacası size ait her şey geri getirilebiliyor.

Şimdilik Türkiye’de pek duyulmasa bile Amerika’da ebay gibi açık artırma sitelerinde satılan ikinci el hard diskleri satın alan bazı dolandırıcıların, veri kurtarma programlarını kullanarak bu disklerde buldukları kredi kartı bilgileri ile dolandırıcılık yaptıkları biliniyor.

***

Bilgisayarınızdaki bilgileri kalıcı olarak silmek için ne yapmalısınız?

Öncelikle bilgisayarınızdaki tüm verilerin yedeklerini alın.

Eğer satacak veya birisine hediye edecekseniz internetten bulabileceğiniz kalıcı veri silme programları ile sabit diskteki tüm verileri silin. Ya da Low Level Format (düşük seviyeli biçimleme) ile tüm bilgilerinizi silebilirsiniz. Bu işlem sabit disk üzerindeki track denilen izleri yeniden oluşturarak sabit diski fabrika çıkışı ilk haline getirir.

Çöpe atmayı düşündüğünüz bilgisayarınızdaki bilgileri kalıcı olarak silmek için:

Öncelikle bilgisayarınızdaki tüm verilerin yedeklerini alın.

Sabit diski kullanılamayacak şekilde imha ederek çöpe atın.

Eğer “Ben bunları yapabilecek düzeyde bilgi ve beceriye sahip değilim.” diyorsanız, tüm bu işleri profesyonel şekilde yapan veri kurtarma ve güvenli veri silme işlemi yapan bilişim şirketlerinden destek alın.

Son olarak eğer verilerinizin çalınmasını istemiyorsanız bilgisayarınızı tamire göndereceğiniz zaman, ya sabit diskinizi söküp öyle gönderin ya da önemli bilgilerinizin yedeğini alıp diskteki verileri kalıcı olarak sildikten sonra tamire gönderin.

Popularity: 19% [?]

İnsan Beyni Bu DVD’ye Sığacak!

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 23 - 2009

10 bin GB‘lık ‘ultra DVD’ geliştirildi.

Bilimadamları nano teknoloji sayesinde 2 bin film depolayabilen 10 bin GB (10 terabayt)’lık kapasiteye sahip ultra DVD geliştirdi. Bilimsel olarak yapılan bir araştırmaya göre 10 terabaytlık bu kapasite insan beyninin depolama kapasitesine eşit.

Avustralya’nın Melbourne kentindeki Swinburne Üniversitesi tarafından geliştirilen bu DVD’nin büyüklüğü ve kalınlığı şimdikilerden farksız. Bilimadamları, geliştirdikleri DVD’lerle üç boyutlu televizyonlarda ultra yüksek çözünürlükte görüntünün izlenebileceği müjdesini de verdi. Ultra DVD’lerin gelecek 5 yıl içerisinde piyasada olması bekleniyor.Ultra DVD’nin ilk örneği olan ‘nano rods’, sadece bir yönde hareket eden polarize ışınlar ve gözle görülemeyecek kadar ince altın parçacıklar kullanılarak geliştirildi. Araştırmacılar, Güney Kore’nin Samsung firmasıyla teknoloji transferi konusunda anlaşmaya vardı.

Buluşunu Nature dergisinde yayımlayan profesör Min Gu, diskin büyüklüğünü artırmadan data kapasitesini nano yapılı materyallerle nasıl yükseltebileceklerini gösterdiklerini belirtti.

Araştırma ekibinden doktor James Chon ise, polarizasyonun 360 derece döndürülebildiğini, örneğin sıfır derecelik bir polarizasyona bir veri katmanı, onun üzerine de 90 derecelik polarizasyonda başka bir veri katmanı kaydedebildiklerini ve bu katmanların birbirleriyle çakışmadıklarını ifade etti.

Bir DVD, 8,5 GB’lık bilgi alıyor ve bir film için yeterli görülüyor. Bunun yerini mavi ışınlı 50 GB kapasiteli diskler almıştı. Ancak ultra DVD’ler 10 bin GB yani 10 terabaytlık kapasiteye ulaşmış oldu. Standart DVD’lerin çoğu biri diğerinin yukarısında olmak üzere iki katmandan oluşuyor. Lazer okuyucu, önce birinci katmanı sonrasında ise ikinci katmanı okuyor. Ultra DVD’lerde bunlara ışığın rengi ve yönü olmak üzere iki boyut daha eklendi. Profesör Gu, yeni boyutların, ultra DVD’leri geliştirmede anahtar rol oynadığını aktardı.

Araştırmacılar, renkler kullanarak gözle görülemeyen altın parçacıklarını diskin yüzeyine kullandılar. Belirli ışık ve renk dalga uzunluklarının birbirleriyle uyumlu olduğunu ve bunun da diskin aynı fiziksel bölgesine farklı renk aralıklarında bilgi kaydetmesine olanak sağladığını tespit ettiler. Yine sadece bir yönde titreşim sağlayan ışın dalgalarıyla destekli polarize ışınlar kullanılarak ekstra bilgi yükleme olanağı da sağlandı. Polarize edilen bu ışınlar, özel bir filtre kullanılarak bloke edilebiliyor.

Tüketicilerin ultra DVD’leri kullanabilmesi için yeni bir DVD okuyucu almaları gerektiği de belirtildi. Bu teknolojinin 3 boyutlu televizyon ya da ultra yüksek çözünürlük teknolojisinin kullanılmasına ön ayak olacağı da ifade edildi.

Popularity: 7% [?]

Winamp’tan Tv İzleme :)

Posted by Musa On Mayıs - 15 - 2009

Winamp’tan Options sekmesi ardından Preferences ( Kısayolu Ctrl+P )

Karşımıza çıkan ekranda soldaki seçeneklerden Media Library’ı seçip çıkan pencereden Online Media’yı seçiyoruz.
Online Media’dan Specify Ratings’i seçiyoruz. Açılan pencereden ilgi alanlarımız seçiyoruz ve Preferences
menüsünden çıkıyoruz.

View menüsünden Media Library’ı seçıyoruz.(Kısyolu Ctrl+L)


Media Library’den OUTcast TV’yi seçip istediğiniz kanalı izliyorsunuz.

Aynı şekilde Media Library’den SHOUTcast Radio’yu da seçip istediğiniz radyoyu da dinleyebilirsiniz.

Bu Bilgiyi bizmle paylaştıkları için Cw ailesin teşşekür ederiz

Popularity: 7% [?]

Laptop Kullanımı ile ilgili 10 Püf Nokta

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 13 - 2009

Laptop Kullanımı ile ilgili 10 Püf Noktası.

1-)3-6 Ayda bir mutlaka notebook fan ve soğutucuları temizletin.
(temizlenmediği taktirde aşırı ısı sonucu cihaza hasar verebilir)

2-) Devamlı şarzda kullanmayın.

(hem pile hemde cihaza zarar verir)

3-)Cihazı temizlerken kesinlikle sıvı temizlik malzemeleri kullanmayın.
(klavye, lcd ve devrelere zarar verir )

4-) Notebook unuza sıvı döküldüğü zaman derhal cihazı ters çevirin lcd açık bir şekilde pili ve şarz cihazını cıkarın.

( kuruduktan sonra çalışabilir ama kısa sürede geri dönüşü olmayan arızalar doğurur.Derhal deneyimli bir serviste temizliğini yaptırın .)

5-)Sıvı dökülen Laptop’u saç kurutma makinesiyle kurutmaya çalışmayın.
(Hem korozyonun başlamasını hızlandırırsınız hemde klavye tuşlarını eritirsiniz.)

6-)Notebook unuzu çantada taşırken çantanın ön gözlerinde şarz cihazı vs.
sert cisimler koymayınız.önden aldığı bir çarpma sonucu cihaz lcd si kırılabilir.

7-)Notebook unuzu çantada çalışır vaziyette uyku modunda bırakarak taşımayınız.
(aşırı ısınma sonucu cihaz zarar görür.)

8 – Notebook unuzu yumuşak yüzeylerde çalıştırmayınız.
(yatak ,halı ,koltuk vs. cihazın hava kanallarını tıkar ve aşırı ısı sonucu cihaz zarar görür)

9-) Şarz cihazınızı taktığınız pirizlere cok dikkat edin sıkı oturmaya kıvılcım atan prizler elektronik cihazlara zarar verir.

10-) En önemli püf nokta cihazlarınız donanımı tam olan yerlere tamir ettirin.servisimize tamir edilmek üzere gelen ve daha önce tamir için başka servislere verilen notebookların bir coğu tamir edilememektedir. Deneyimsiz kişilere verildiği için geri dönüşü olmayan zararlar verilmektedir.

Popularity: 8% [?]

Mail Attack & Security

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 11 - 2009


Önsöz :

Bir çok mailim hacklendi konularını kaç senedir görürsünüz.Belki siz belki arkadaşlarınız mail hesapları çalınmış olabilir.İşte çalınmaya karşı ne zamandır bir takım önlemlerden bahsedilir durulur,bu önlemler gelişen yöntemler ve günümüzün sistemleri ile artık eskisi kadar etkili olamamaktadır.Yani Tam bir Güvenlik sağlamamaktadır.Bölümümüz MAil Güvenlik olduğu için bu bölüme uygun kalitede bir konu açmamın gerektiğini fark ettim.Öncelikle şu ana kadar bildiğiniz tüm güvenlik yöntemlerini unutmanızı istiyorum.Ve 2009 ’un en çok kullanılan yöntemlerini ve korunma yöntemlerini tek tek irdeleyelim.

Keylogger & Trojan Security :

Keylogger ve Trojan lar genellikle kullanıcılara dosya biçiminde server’ı yedirip pcsine RAT ile bağlanma ya da pc deki tüm passlar(şifreler), konuşmalar,sistem bilgileri vs. çekmeye dayanır.
Bu Tür Zararlı Programlardan Korunmanın en önemli Yolları :

A1) Güvenlik Duvarı (Ateş Duvarı) Kullanıp pcye hacker girişini engellemek.Windowsun kendi firewallı etkili olmamakta birlikte çabuk aşılacağından Tavsiyem Combo gibi Firewall yada Kaspersky Anti-Hacker gibi programlar kullanmanızdır.
A2) Antivirus Yazımı Kullanıp güncel TutmanızAldığınız dosyalarda trojan,Keylogger gibi casusları bulmanızda ve silmenizde çok önemli bir yer tutmaktadır.
Antivirus için önerim ise Avira Antivir +, Bit Defender gibi yazılımlardır
A3) 1 ve 2 nin birleşimi her zaman daha önemlidir.Ya trojanımız tanınmaz işte bu sefer devreye İnternet Security programalrı girecektir.Güvenlik duvarıda dahil Sayfa yı tempe indirmeden tarama gibi bir çok özelliklere sahiptir.Özellikle Önereceğim Norton 2009 İnternet security ve Kaspersky 2009 internet Security programları Bir dosyadaki şüpheli hareketleri görürse bloglama veri transferlerini inceleme gibi özellikleri ile sezgisel olarak trojan olup olmadığını anlayarak size uyarmaktadır.Bu yüzden özellikle bu iki programı denemeniz lazım.
A4) Şüpheli Dosyayı Analize Gönrdemek.Çoğu antivirus programlarında Lab özelliği vardır yani inceleme için laboratuıara gönderebilirsiniz.Size gelen şüpheli bir dosya varsa bunu açmadan Lab a ya da virustotal.com gibi sitelere göndererek tüm antiviruslara test amaçlı sunup dosyanın güvenirliğini anlayabilirsiniz.
http://www.virustotal.com/vtsetup.exe bu programıda indirerek masaüstündeki bir dosyaya sağ tıkla gönderden virustotalı seçerek orada incelemeye kısayoldan gönderebilirsiniz.
A5) AntiKeylogger Programları Yüklemek.Anti keylogger yazılımları dosyanın trojan olma ihtimalini daha doğrusu nerelere erişim yapmaya çalıştığını farkederek size uyarılarda bulunur.Tavsiye edeceğim bir Türk yazılım olan Zemana AntiKeylogger programıdır.
A6) Sosyal Mühendislikten Korunmak.bunda asıl amaç dikkatli olmaktır.Msnden yollanan her dosyayı almayın.Mail olarak gelen resim formatıda dahil hiç bir dosyayı emin olmadan açmayın.Sanaldaki hiç bir kişiye tam olarak güvenmeyin.Ve biraz ayık olmakta fayda var.
A7) Dosyaları Sanal Pc de ya da Windows ortamından farklı bir işletim sistemi kullanarak açın.Uzman kişiler aynı makinaya çift işletim sistemi kurabilirler sizde bunu yaparsanız yada Virtual Pc 2007 gibi Sanal bir bilgisayar oluşturup şüpheli dosyaları orada açarsanız.Ne olduğunu anlayıp ona göre işlem yapabilirsiniz.

HtmL Logger Security :

Html Logger tarayıcılardaki açıkları kullanarak Site linkini hedefe tıklattırıp pc sine trojanı download ettirmeyi çalışan bir yöntemdir.Html Loggerlar İnternet Tarayıcılarına özgüdür ve kodları farklıdır.
Html Loggerlardan Korunma Yöntemleri ise :

B1) “A3″ de Belirttiğim gibi İnternet security programları bunda en önemli koruyucu etendir.Normal bir Antivirus programı dosyayı tempe indirdikten sorna taradığı için direkt serverı pcye indirebilir bu yüzden etkili değildir.İnternet security programları site üzerinde tarama yaparak bunu önler.
B2) Verilen linkleri
http://linkscanner.explabs.com/linkscanner/ gibi online scanner adreslerinde taratarak sitenin güvenirliğini anlayabilirsiniz.
B3) Özellikle İnternet Explorer dan farklı Tarayıcı kullanmanızı öneririm.Bu demek Mozilla ya da opera kullanın demek değil.Daha alternatif olan Safari,Flock,Songbird gibi herkesin pek rağbet etmediği programları kullanın bunlarada açık olabilir fakat önemli olan Attackerın sizi sık kullanan bir tarayıcı kullandığınızı düşünerek ona göre sistem hazırlamasıdır.Yani Ters köşeye yatırın saldırganı.Ama siz illa ie vs kullanacağım diyorsanız İe8 kullanın,Mozillanın son sürümü mevcut beta sürümü 3.1 Beta 2 onun gibi güncel sürümlerini kullanın.
B4) SM den korunma “A6″ da belirtmiştik güvenmediğiniz kişilerden verilen sitelere girmeyin.Güvensiz olarak belirlenen sitelere hiç girmeyin.Gireceksenizde farklı bir tarayıcıda girin
B5) “A7″ deki Sanal pcde verilen linklere girmeniz en mantıklısıdır.O yüzden Sanal Pc nin önemini anlayınız.

Xss & Xsrf Security :

Xss Size Site üzerinden veya mail,msn gibi konuşma penceresinden yolalnıp sizin cookienizi çalmaya yarayan ve bu cookie ile sizin hesaptan giriş yapmaya yarayan bir yöntemdir.Xsrf de bu türe yakındır istem dışı komut yollatmaya çalışır password değişikliği gibi.Her ne kadar Hotmail Xss de cookie şifrelide gelse bu elbet bir gün çözülecek o yüzden her linke güvenmeyin.
Korunma Yöntemleri ise :
C1) Size verilen linklere tıklamayın kopyalayıp tarayıcıya elinizle yapıştırın.Bu şekilde boş bir cookie çekeceklerdir.
C2) Microsoft Anti Xss, CW xss Security gibi programları kurarak.Xss durumunda haberdar edilip engellenmesi.
C3) Güncel Tarayıcılar kullanmak.Özellikle İE8 de microsoft anti xss scurity programı hazır halde yüklenip tarayıcıya entegre edilmiştir.Bu şekilde korunabilirsiniz.
C4) Firefox kullanıp No script Eklentisini kurup Aktif hale getirmek,işte en önemli xss korunma yöntemlerinden birisidir.Xss yi pasif hale getirir.
C5) Bilinçli olup güncel Haber sitelerinden Xss ve diğer tehditler karşısında bilgiler almak sizi hazır olda bekletir.
C6) SM den korunmak.Tanımadığınız kişilerden link alıp direkt girmeyin.Ayrıca bir linkte hem xss hem Html logger yapıp çifte vuruş yapmak isteyen olabilir o yüzden HTML Logger korunma yönteminide unutmayınız.

Trojan DownLoader Security :

Trojan Downloaderlar bir programa bazı programlar sayesinde eklentiler sayesinde uzaktan ftpsindeki server.exe yi çağırması mantığına dayalıdır.
Bunlardan korunmak içinse :

D1) “A1,A2,A3,A4,A5,A6,A7″ bunlarda dahil her türden tedbirinizi almalısınız.
D2) Ağı izlemek.Programın çalıştırdıktan sonra ağda bir veri aktarımı varsa buna dikkat ederek ne olduğunu anlayabilirsiniz bu tür durumda direkt ağ bağlantısını kesiniz.
THE_MILLER

Phishing Security :

Phishing genellikle kullanıcıların passlarını almak için kullanılan web Kontrollü fakelerdir.Bir düzenekle siz oraya verielri girince şifreler ftpsinde log.txt ye düşmektedir.
Korunma yöntemlerine geçersek :

E1) “A3″ deki gibi İnternet Security programalrında özellikle Norton ve Kis de AntiPhishing özelliği vardır buda Sahteciliği önler.Size uyarı olarak bu site sahtekardır mesajı verir.
E2) Site Adresinin Doğruluğunu kontrol ediniz. Mesela hotmail.com.tr.gg gibi bir adresten geliyorsa dikkate almayınız. Ayrıca bazı link gizleme yanıltmaları ile linki gizlerler içeriğe bakıp yada tarayıcıdaki adrese bakıp güvenirliğini anlayabilirsiniz.
E3) SM den korunmak Güvenmediğiniz sitelere girmeyin,Linke tıklamayın,Her yerde her sitede aynı şifreyi kullanmayın.

Fake Security :

Fake Türkiyede okadar meşhur olduki çoluk çocuk herkes bir sitenin fakesini yapıp şifre almaya bakıyor.Fakede amaç sahte bir site görünümü izlenimi verip şifreleri mail aracılığı ile Attackera göndermeye amaçlar.
Fakeden korunmak için :

F1) Phishingle aynı mantık olacağından oradaki “E1,E2,E3″ e dikkat edin.
Basittir ama bir anlık dalgınlık sizi yanıltabilir.
F2) Sitenin kaynak kodunu görünteleyip kodları inceleyin gerekirse “@” i arayıp kayıtlı bir mail adresi varmı bakınız.

THE_MILLER
Msn Cracker – Brute Force  Security :

Brute Force yöntemi Şifrenizi deneme yanılma ile tahmin edecek bir programın çalıştırılmasıdır.Bunda amaç tek tek şifreleri dener olumluysa şifreyi gösterir.
Korunmak için :

G1) Şifreleriniz oldukça güçlü olmalıdır.2. ve 3. karakterler mutlaka şifrenizde olmalıdır(Örneğin : #!?\\\\\\\\-_).
G2) Belirli Aralıklarla şifrenizi değiştirin.Bu şekilde program sonuca yaklaşsada pek netici alamaz.

Clickjacking  Security :

Clickjacking bir nevi başka bir içeriğin bulunması ama size makyajla başka birşey göstermesi o alana şifrenizi yazarsanız Attackera verielriniz gidecektir.Bir nevi site üzerine resim yerleştirme gibi birşey diyebiliriz basit anlamda.
Korunmak için :

H1) Korunmanın en önemli yöntemi yolu Mozilla kullanıp.No Script kurup “Plugins|Forbid <IFRAME>” özelliğini aktif etmelisiniz.

H2) Kaynak kodlarına bakıp ne olduğunu anlayabilirsiniz.

Networking – Port  Security :

Bilgisayarınızda Bazı portlar olsun bazı programalrın açtığı portlar ve güvenlik açıkları Attackerların pcnize oradanda mail şifrelerinize sızmak için olanak sağlamaktadır.
Korunma Yöntemleri :

I1) Bilgisayarınızı Port Scanner programları ile tarayıp açık portlar varsa kapatınız.Diğer maddelerde belirttiğim gibi Güvenlik Duvarı ve İnternet security programalrı kullanın.Girişleri engeller.
I2) Özellikle Netbios Açığını kapatmak (138,138,139) gibi portları kapatmak pcnize sızmanızı engeller.Limewire gibi programalrı kullanırkende ayarları dikkatli yapmanız lazım.

Kişisel Güvenlik :(pufnoktam.net,shadofmostar)

Buraya kadar olan her maddeyi öğrenip uyguladıktan sonrada gerisi bizim zekamıza kalacak birşey.Bilgisayarınızda msn şifresini hatırla demeniz Stealer gibi programların coşmasına sebep olacak yani şifrenizi alacaklardır.Ya da pcnize başka birisinin oturmasına imkan vermeniz sizin açınızdan pek yararlı olmayacaktır.Güvenlik sorularınız bilinecek türden ve basit olmamalıdır.Şifrelerinizde aynı şekilde zorlaştırılmış olmalı.Kişisel bilgilerinizi kimseye vermemelisiniz.Arada sırada Hijackthis uygulamalısınız gözünüze çarpan programcık vs varmı.Anti Spy programalrı ile belli aralıklarlada sistemi taratmalısınız.

Sonuç :(pufnoktam.net,shadofmostar)

Evet arkadaşlar bir çok önemli yöntemleri sizlere söyledim.Daha doğrusu korunması hakkında bilinçlendirmek istedim.Bugun şimdilik bu yöntemler vardır ama ileride başka yöntemlerde çıkabilir hazır olun bunlardan korunmanın en etkili yolu bilinçli olmak ,ayık olmak,sezici olmak, kuşkucu olmaktır.

Ekstra:

Truva Atı programları zararlı code lar içeren karşı bilgisayarı tamamen ele geçirmeye ve kişilerin kişisel bilgilerini çalma amacıyla yapılmış programlardır. Örnek olarak proagent ve Prorat türkiyenin gururu olan ünlü yazılım kurba’nın account bilgisini çalmaktan tutun zarar verici olarak format dahi atılabilir ,Trojan programları delphi ile yazılmıştır ve sistemde değişiklik yaparlar. WIN.INI & SYSTEM.INI, registry ve startup gruplarda değişiklikler yaparak sistemin her açılışında kendini çalıştırmaya olanak sağlarlar, bellekte ( EMS ) 35-55 kb arası yer işgal ederler,TSR kalıcı bellekte virüs benzeri özellikler taşıyabilirler


Keyloger

Keylogger basitçe sizin klavyeden yaptığınız her vuruşu kaydeden ve bu kayıtları kişisel bilgilerinizi çalmak isteyen kişlere gönderen programlardır. Bu kişiler istedikleri zaman bunlara ulaşıp yazdığınız her tür bilgiyi görebilirler. Bu yolla sizin e-mail şifreniz, kredi kartı numaranız gibi hayati önem taşıyan bilgileriniz çalınabilir.

Son zamanlarda birçok keylogger program bilgisayarınızdan anlık görüntüler yakalayabilmekte ve bu sayede o anda ne yaptığınızı şifreleri nereye yazdığınızı da kolaylıkla gösterebilmektedirler. Ayrıca bazıları bu bilgileri e-mail yoluyla da gönderebilme yeteneğine sahiptir. Mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir.

Keylogger yazılımlara örnek olarak:

Ardamax Keylogger
iSpyNow
Perfect Keylogger
Phantom
gibi yazılımlar verilebilir

++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++ ++

Bukalemun

Truva atlarının bir çeşidi olan bukalemunlar, diğer alışılagelmiş, güvenilir programlar gibi davranmakla beraber, gerçek birtakım hile ve aldatmalar içerirler. Uygun bir şekilde programlandığında bukalemunlar, yasalarla belirlenmiş yazılımların simulasyonu olan demonstrasyon programları gibidirler örnek olarak KAZZA,GETRIGHT ( download programı ) , IMESH vs. bu tür programları kurarken kimse yasal sözleşmesi okumaz NEXT dedim hayatımı M..KTIM olayı olur,sözleşme kabul edildiği anda tüm maddeleri tabi kabul etmiş oluyorsunuz..

Bir bukalemun, şifreleri için giriş iletilerini taklit edecek şekilde dahiyane bir biçimde programlanır. Bukalemun, sisteme giren bütün kullanıcıların adlarını ve şifrelerini gizli dosyaya kaydeder ve daha sonra sistemin bakım için geçici bir süre kapatılacağına ilişkin bir mesaj verir.Daha sonra bukalemunun yaratıcısı, kendi özel şifresi ile sisteme girer ve kaydedilen kullanıcı isimlerin ve şifrelerini alır.

Virüs

Bilgisayara yerleşen, kendini bir dosya yada programa ekleyebilen ve bu noktadan hızlı bir şekilde çoğalan küçük programlardır , aslında bunlara özellikle BUG’lu ( hata kodu ) içeren yazılımda denilebilir, virüs’ler çoğunlukla ASSEMBLY dilin’de yazılır’lar,bunun 2 sebebi vardır

1. assembly hala (virüs ) yazmada güçlü bir dil olması
2. virüs’lerin dikkat çekmeyecek boyut’ta yazılmasına imkan vermesi ( 3-4Kb )

virüs’ler çoğunlukla dosya’ların uzantılarını değiştiriler, saldırdıkları %90 exe,com ve diğer olarak bat,scr,pıf,resim dosyaları vs. yani aktif olan dosya türlerini tercih ederler, genelde bu virüsler’in çeşitleri vardır

Yazılım Bombaları ( Software Bombs )

Şimdiye değin üretilmesi en kolay ve popüler olarak görülen Yazılım bombaları yere çarpar çarpmaz patlar. Bu durumda ne bir uyarı ne de önceden bir belirti söz konusudur. Bu minimuma indirgenmiş reklamdır. Herhangi bir saklanma veya gizlenme ve doğal olarak kolonileşme yoktur. Yazılım bombaları adlarına yakışır bir şekilde çarpma anında patlar ve bütün verileri yok ederler.

Saatli Bombalar ( Time Bombs )

Saatli bombalar, nümerik veya zamana bağlı çevresel değişkenlerin aldıkları duruma göre koşulsal olarak, zararlı bilgisayar komutlarını yerine getiren programlardır. Genelde belirli bir tarihte ( 1 Nisan’da veya ayın 13’ünün Cuma olduğu günlerde ) veya günün belirli bir saatinde (örneğin tam gece yarısı ) patlayacak şekilde programlanabilirler.

Tavşanlar ( Rabbits )

Bilgisayar virüsleri`nin kuzeni olan tavşanlar, adlarına yakışır bir şekilde çok hızlı ürerler. Bellekte veya diskte yeteri kadar alan tükeninceye kadar kolonileşirler. Bir koloni yaratıldıktan sonra, bu bir yavru koloni üretir ve yavru koloni yeterince gelişince yeni bir koloni daha doğurur ve bu döngü süregider. Burada amaç, özellikle çok kullanıcılı sistemlerin, iletişim ağ ortamlarında ana sistem bilgi işleme gücünü yitirinceye kadar sistemin kaynaklarını kurutmaktır. Tavşanlar ve virüsler arasındaki en belirgin fark, tavşanların kullanıcı veri kütüklerinin sonuna eklenmemeleri, asalak özelliklere sahip olmamaları ve kendi kendilerine yetebilmeleridir,

Solucanlar ( Worms )

Çok yaygın olarak virüsler`le karıştırılan solucanlar bir iletişim ağındaki bilgisayar sistemlerinde herhangi bir donanıma veya yazılıma zarar verme zorunluluğu olmaksızın bilgisayardan bilgisayara dolaşan programlardır. Yalnızca gerektiğinde bu gezilerini sürdürebilmek için ürerler.Solucanlar, girdikleri iletişim ağı içinde çok gizli bir şeklide gezinirler ve bu arada bilgi toplayarak (muhtemelen şifreler veya dokümanlar) gizemli mesajlar bırakırlar. Çoğu zaman iletişim ağındaki çalışan sistem operatörlerine gözükmemek için geride bıraktıkları her artığı silerler.

BOOT VİRÜS’Ü

Disk’in boot sektörüne (ana boot kaydına) bulaşan virüs çeşidi’dir. bazı avantajları vardır en önemlisi, çalıştığında dizin listesinde görüntülenmezler. Daha da ötesi, bir güçlü yazılım programı yardımı olmaksızın kolaylıkla silinemez, kopyalanamaz, adları değiştirilemez. Boot sektöre bulaşanlar bellekte kalıcıdır ve her zaman aktiftirler.

KOMUT İŞLEMCİSİ BULAŞANLARI

Command Processor Infectors

Gizli (hidden) işletim sistemi dosyaları IO.SYS ve MSDOS.SYS olarak adlandırılmıştır. COMMAND.COM komutları geri planda çalışırken, normal disk ulaşımlarının ardına gizlenme fırsatını çoğu zaman kötüye kullanırlar.

GENEL AMAÇLI BULAŞANLAR

( General Purpose Infectors )

Bilgisayar virüsleri krallığının “her eve lazım” tipindeki en popüler elemanları Genel Amaçlı Bulaşanlardır (GPI ). Genel Amaçlı Bulaşanlar herhangi bir hedefe yönelik olarak tasarlanmamışlardır ve genellikle düşük düzeydeki sistem işletim dosyalarına bulaşmazlar. Ancak gene de merkezi komut işlemcilerine bulaşmaları kaçınılmazdır.

ÇOK AMAÇLI BULAŞANLAR

( Multipurpose Infectors )

pratikte gerçektirler ve şimdiye kadar tartışılmış olan üç virüs tipinin de en güçlü özelliklerini birleştirmek için tasarlanmışlardır.

Çok Amaçlı Bulaşanlar temel olarak boot sektörünü, komut işlemcisini veya her ikisini de enfekte ederler. Oradan, gerçekte genel amaçlı bulaşanlar olan virüs parazitlerin yayarlar. İki veya daha fazla bulaşıcı tekniğe sahip olan Çok Amaçlı Bulaşanlar, daha uzun yaşamayı başarırlar ve kendilerini yeniden üretme konusunda, tek boyutlu bulaşıcı özelliğe sahip virüslerden daha ustadırlar.

BELLEKTE KALICI BULAŞANLAR
MBR – TSR VİRUS’LERİ

( Memory Resident Infectors )

Boot sektörü ve komut işlemcisi bulaşanları Bellekte Kalıcı Bulaşanlar (Memory Resident Infectors-MBR-I) olarak tanımlanabilirler, çünkü her iki virüs tipi de bellekte yüklü kalır ve uygun koşullarda bilgisayarın belleğinde aktif hale gelirler. TSR (Terminate-and-Stay Resident, Yok et ve yerleş) onlar yükleme sırasında belleğe yerleşir ve bütün oturum boyunca aktif kalırlar.

Bilgisayar virüslerinin çoğunluğunun çalıştırılabilir dosyalardan denetimi ele geçirmek için kullandıkları beş popüler yöntem vardır:

Ekleme (Appending)

Araya sokma (Insertion)

Yeniden yönlendirme (Redirection)

Yer değiştirme (Replacement)

Virüs kabuğu (The viral shell)

Bilgisayar virüslerinin çoğunluğunun çalıştırılabilir dosyalardan denetimi ele geçirmek için kullandıkları beş popüler yöntem vardır:
Ekleme (Appending) Araya sokma (Insertion)
Yeniden yönlendirme (Redirection)
Yer değiştirme (Replacement)
Virüs kabuğu (The viral shell)

EKLEME (Appending)

Çalıştırılabilir program dosyalarının sonlarına virüse ilişkin kod ekleyen virüsler ekleyerek bulaştırma yöntemini kullanırlar. Hedef çalıştırılabilir (.EXE) programlar değiştirilebilirler, böylece bu programlar çalıştırıldığı zaman, programın denetimi program sonuna eklenen virüs kodlarına geçer.

Enfeksiyondan önce program
PROGRAM.EXE Dosya Uzunluğu= 10240 kb

Enfeksiyondan sonra program

PROGRAM.EXE+VİRÜS KODU
Dosya Uzunluğu=10240 kb + 55 kb virüs kodunun uzunluğu

ARAYA SOKMA ( Insertion )

Kendi yazılım kodlarını, doğrudan doğruya kullanılmamış olan kodların ve çalıştırılabilir programların veri bölümlerinin arasına yerleştiren bilgisayar virüsleri, hedefledikleri dosyaları denetlemek için araya sokma yöntemini kullanırlar. Bir önceki yöntemde olduğu gibi, araya sokma yöntemini kullanan virüsler de hedef dosyalarda bazı değişikliklere neden olurlar. Yöntemlerdeki farklılık, virüs kodunun sona eklenmesi yerine, hedeflenen çalıştırılabilir dosyanın içerisine yerleştirilmesidir.
Araya Sokma Yöntemini Kullanan Bir Virüs
Enfeksiyondan önce program

PROGRAM.EXE
Dosya Uzunluğu=10240 bayt

Enfeksiyondan sonra program
PROG(VİRÜS KODU)RAM.EXE
Dosya Uzunluğu=10295 bayt

YENİDEN YÖNLENDİRME ( Reduction )

virüsü , disk bölümünün bozuk olarak işaretlenmiş sektörler veya gizli dosyalarda gizlenirler. Ekleme veya araya sokma yöntemlerini kullanan “usta” virüsler, çalıştırılabilir. ( .EXE ) dosyalar arasına küçük virüs işçilileri yerleştirirler. Bu virüs işçileri hedeflenen program çalıştırıldığında ustalarına çağrılar (çalıştırma istekleri) yayınlayarak program akışını yeniden yönlendirirler. Usta (belki daha çok virüs işçisi yayarak) işçilerini yönetir ve daha sonra denetimi gerçek programa bırakırlar.Virüs işçileri teoride birkaç düzine bayt küçüklüğünde veya bu uzunluktan daha kısa olduklarından, sınırlı sayıdaki kullanılmayan program alanları içerisine gizlenmeleri çok kolaydır.

YER DEĞİŞTİRME ( Replacement )

Şimdiye kadar virüs yazılımcıları tarafından kullanılan en ağır ve en hasas bulaştırma yöntemi, hedeflenen ( COM.EXE ) dosyaların yer değiştirilmesidir. Yer değiştirme yöntemini kullanan virüsler gerçekte çalıştırılabilir dosyaları enfekte etmez,yada dosya boyutunda bir oynama yapmaz daha ziyade yerleştikleri sistemi enfekte ederler. bu anlamda hedef, dosyaların üzerine yazılır. Öncelikli olarak ANA VİRUS sisteme YEM atar ve kendini birkaç dosyaya kopyasını bulaştırır ancak bu bulaştırma işlemi kesinlikle asıl kendisi değildir amaç burada gezici askerler yaratmaktır pasifize viruslerin görevi sistemi sürekli denetleyerek asıl virus için bir tehlike olup olmadığını kontol etmektir herhangi bir anti virus tehlikesinde gezici virusler verilen emri direk asıl ana viruse rapor halinde sunarlar ana virus ise kendini bulaştığı dosyadan silerek YER DEĞİŞTİRİR ve bu sürekli rutin halde devam eder taki verilen görevini yerine getirene kadar

Yer Değiştirme Yöntemini Kullanan Virüs Tarafından

Bulaştırılmış Bir Program
Enfeksiyondan önce program

PROGRAM.EXE
Dosya Uzunluğu=10240 bayt
Enfeksiyondan sonra program;
Dosya Uzunluğu=10240 bayt

Popularity: 6% [?]

E-mail Güvenliğinde Püf Nokta

Posted by ShadOfMoStar On Mayıs - 11 - 2009

E- Mail Security (Güvenlik)

E-mail kısaca internet üzerinden gelen kişisel veya toplu mesajlaşma sistemidir.Günümüz teknolojileri ile gelişmekte ve kullanıcıların güvenlik, kolaylık şekillendirmesiyle devam etmektedir.

Ülkemizde kullanılan e-mail sistemleri genel anlamda Free (ücretsiz) olarak kullanılmaktadır.Pek az kişi kendi sistemleri veya domain alanları üzerinden Web Mail kullanmaktadırlar.Free (ücretsiz) kullanım sağlayan e-mail servisleri genel’e hitap ettiğinden dolayı elde edilmesi ve ele geçirilmesi daha basite indirgenmiş gibi gözükmektedir.Bu sistemler gün geçtikçe “Attack” alanlarını kişisel kullanıcıların inisiyatifi doğrultusunda geliştirmekte güvenlik alanında imzalar atmaktadırlar.

Mail güvenliği her daim kullanıcı kısaslarına bağlıdır.Eğer ki kullanıcı yaptığı işlemlerde “bilişim bilgi,önsezi,şüpheci vb.” davranıyorsa bu Attack yapan kişinin işini zora doğru götürecektir.Fakat sistemler o kadar genişlemiştir ki kullanıcıların bu sezgileri bazen işe yaramamaktadır.

E-mail tehditlerini ve güvenliğini şu maddeler ile sıralayabiliriz:

- Kişisel Tehlike
- Dış (Görülen – Görülmeyen) Tehlike
- Sistem Sorunları

- Kişisel Tehlike:

Kişisel tehlike sadece e-mail’lerinizin güvenliği açısından değil internet üzerindeki güvenliğiniz açısından sizlere etki oluşturabilir.Bilgisayar ve Bilişim Sistemleri üzerinde kişisel güvenliğinizi üst seviyede tutmanız gerekmektedir.Sistem güvenliğinizi üst seviyede tutmak ve kişisel güvenliğinizi artırmak için kullandığınız sistemlerin genel anlamda “Update (Güncelleştirme)” alanlarına dikkat ediniz.Mümkün olduğu kadar sistemlerinizi güncel tutmaya ve karşı koruma yazılımları bilgisayarınızın üzerinde barındırmaya özen gösteriniz.

Şifreleme yöntemi olarak da kişisel güvenliğiniz  ön plana çıkmaktadır.Genel anlamda İnternet kullanıcıları kullanacakları şifreleri unutmamak amacıyla “doğum tarihi,telefon numarası,tc kimlik numarası vb.” gibi şifreleme teknikleri kullanmaktadırlar.Bu şifreleme teknikleri ile e-mail güvenliğinizi sağlayamayabilirsiniz “attack” yapacak kişiler sizleri tanıyor ise ilk denemelerini yapacakları şifreler bunlardır.Aynı şekilde gizli soru veya güvenlik sorularınızda genel anlamda kapsamaktadır.

- Dış (Görülen – Görülmeyen) Tehlike

Attacker (Saldırgan) tehlikesi olarak bu tehlikeyi adlandırabiliriz.Saldırganlar genelde sistemler üzerindeki belirli sistem açıklarını kullanabilirler.E-mail üzerinden Online konuşmalarınız veya Mail alışverişlerinizde tanımadığınız kişi- kişiler tarafından yollanan dosya veya link’leri açmayınız.Bilinmeyen her link veya dosya altından sizlere attack yapma şansları yüksektir.Kişisel güvenliğiniz ne kadar üst seviyede olursa olsun bu attack modülü bazen geçirgenlik sağlayabilir.Görülen – Görülmeyen tehlike olarak aklınızda bulundurabilirsiniz.Free(ücretsiz) mailler üzerinden bu şekilde kendiniz sezgi, kuşku ve bilişim bilgisine sahip olarak yapılan attack’ları engelleyebilirsiniz.
Domain alanları üzerinden kullanılan mailler ise genel anlamda kullandığınız sunucu (barındırma) üzerindeki güvenliği bağlıdır.Sadece sizin domain üzerinden attack yapılmayabilir.Saldırgan domain olan sunucu üzerinden geniş bir attack imkanı sağlayabilir ve geçişler yaparak ulaşabilir.Bu yoldan korunmak içinde kullandığınız sunucu veya domain panellerinin bulunduğu sistemler yüksek güvenlik sağlaması gerekmektedir.

- Sistem Sorunları

Sistem sorunları kullanılan mail servisleri üzerinden de olabilir sizin kullandığınız sistem üzerinden de kaynaklanabilmektedir.Mail servisleri üzerinden kaynaklanan sistem sorunlarını kendiniz açısından gidermek için “Kişisel Güvenlik & Dış Tehdit” lerle faydalanabilirsiniz.Nasıl mı ? Dış tehditlerde bahsettiğim gibi mail servislerinde oluşan sistem sorunları attack yapacak kişinin alanıdır ve bu alanın kullanılmasını önlemek için Kişisel güvenliğinizi ve Dış tehdit güvenliğinizi kullanabilirsiniz.
Kullandığınız sistem sorunları sizlere bir açıklık sağlayabilir ve saldırgan kişinin bağlantı aşamasını güçleştirebilir.Kullandığınız sistem sorununa örnek verecek olursak: “Firewall, Antivirüs,Güvenlik Duvarı” bu alanlarda Update veya Engelleme yaparak sisteminizde saldırgan için bir attack şansı bırakabilir ayrıca kendiniz için bir sorun oluşturabilirsiniz.
E-mail güvenliği % 70 anlamda kişisel’dir. Kullanıcı eğer ki kullandığı mail sistemine güveniyor ve bilişim adına bilgi sahibiyse bu attack’ları önleyebilir kendini koruma kalkanı oluşturabilir. Güvenlik kişidir.

Popularity: 6% [?]