Saturday, July 31, 2010

Püf Noktalar

Archive for Haziran, 2009

Kan Bağışı;

Posted by ShadOfMoStar On Haziran - 19 - 2009

Bir gün zor durumda kalmadan,çok geç olmadan gelin kan verelim.Burda en çok merak edilen ve sıkça sorulan bazı soruları
yayımlıyorum.

Hiç tanımadığınız bir insanın hayatını kurtarabilir ve hiç tanımadığınız biri sizin hayatınızı kurtarabilir.

Ayrıca kanverme işlemi 25-30 dk sürüyor.İkramdada kusur yok.50 kilonun üstünde ve herhangibir ciddi rahtsızlığın yok ise HAYDİ kan vermeye. . .

Ayrıntılı bilgi için ;
www.kanver.org

Kimler kan bağışlayabilir?

18-65 Yaş arasında, ağırlığı 50 kg üzerinde, önemli bir sağlık sorunu olmayan kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen ve hemoglobin düzeyi uygun olan herkes 3 ayda 1 kez, yılda toplam 4 kez kan bağışında bulunabilir.

Kan bağışı ne kadar sürer?

Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı yaklaşık olarak 30-35 dakika sürmektedir. Bir hayat kurtarılması için bu süreyi gözden çıkarmaya değmez mi? Eğer kan merkezine gelmeye vaktiniz yoksa; kan merkezine telefon etmeniz yeterli, gezici kan alma ekibimiz, ekipman ile birlikte işyerinize gelir, kan bağışı kampanyası düzenler..

·          Kimliğimi bildirmem zorunlu mu?

Kan bağışçılarına “kan bağışçısı kartı” verilmektedir. Bu kart sayesinde kayıtlarımız daha düzenli olmakta ve bağışçımız da ne zaman kan verdiğini, kaçıncı bağışı olduğunu ve bir sonraki bağışını ne zaman yapabileceğini izleyebilmektedir. Bu kartı olmayan bağışçılarımız resimli herhangi bir kimliklerini kan bağışı öncesi kayıt yapılırken ibraz etmek durumundadırlar. Güvenli kan sağlanabilmesi için bu bir zorunluluktur.

·          Kan bağışından önce cinsel hayatımla ilgili çok özel bilgilerin de sorulduğu uzun bir form doldurmam gerekiyor. Böylesine kişisel bilgilerin istendiği bir formun doldurulması şart mıdır?

Kişilerin cinsel hayatlarını yargılamak gibi bir amaç kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, cinsel hayatın yargılanması tıp etiğine aykırıdır. Bu form yasal bir zorunluluk olup, kayıtlar gizli tutulmaktadır. Hem sağlığınızın hem de bağışladığınız kanı alacak olan hastanın sağlığı açısından formu okuyarak doldurmanız gerekmektedir.

Ancak burada bilinmesi gereken en önemli nokta şudur; bu formun eksiksiz ve doğru olarak doldurulması hayati önem taşımaktadır. Bu sorulara vereceğiniz samimi cevaplar yapılacak tüm tarama testlerinden daha değerlidir. Çünkü ne yazık ki; günümüzde %100 tanı kesinliği olan tarama testi yoktur. Lütfen (herhangi bir şüpheniz dolayısıyla) test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlamayınız!

·          Kan bağışlamak için başvurum değerlendirme sonucunda neden red edilebilir?

Muayene sonucunda doktorumuz; bağışlanacak kanın size veya kanı alacak hastaya zarar verebileceği kararına varmış ise sebebini size açıklayarak kan bağışınızı bir süre erteleyebilir. Bazı durumlar (taşıyıcı hastalık v.b.) ise yaşamınız boyunca kan bağışına engel teşkil edebilir.

·          Çok canım yanar mı?

Kullanılan iğnenin kalınlığı uluslararası standartlarda bu işlem için uygulanan kalınlıktadır. Hayat kurtarmak için alınan kanın içindeki hücrelere zarar verilmemesi açısından iğnenin kalın olması gerekmektedir. İğnenin kalın olması kan alımı sırasında iğne içinden geçen kan hücrelerinin parçalanmasını engeller, oluşabilecek hasarı azaltır. Acının az hissedilmesi için iğne ucu özel bir işlemle lazerle kesilmiş, silikon ile kaplanmıştır. Personelimiz kan alımı konusunda özel eğitim almış uzmanlardır. Hissettiğiniz acı çok azdır.

·          Korkuyorum. Kan Bağışlayabilir miyim?

Eğer korkunuz sizi bayıltacak kadar çok ise kan vermeniz uygun değildir. Bir yaşam kurtarma düşüncesi, bütün korkularınızı yener.

·          Kan bağışlamanın yaş aralığı nedir?

Ülkemizde kan bağışlama yaşı 18 – 65 yaş arasıdır. Sağlıklı her birey bu yaşlar arasında kan bağışlayabilir.

·          Kansız kalır mıyım?

Bağışlanan kan 450 ml (bir kutu kola, 330 ml’dir.) kadardır. Vücudumuzda ortalama 5000 – 6000 ml kan mevcut olup, bu miktar vücut ağırlığının %8 ‘ini oluşturur. Alınan kan vücudumuzdaki kanın yaklaşık 1/13’ü kadarı olup, size zarar vermez.

Ayrıca kan bağışı öncesinde kan sayımınız yapılır, doktor tarafından değerlendirilirsiniz. Kan bağışından önce yapılan muayenede, kan düzeyi düşük (anemi) olduğu saptanan insanlardan kan bağışı alınamaz. Kan seviyesi normal olan sağlıklı bireyler kan bağışında bulunduklarında eksilen kan hücreleri, kemik iliğinin çalışmasıyla hızla yenilenir. Genç kan hücrelerinin dolaşımı başlar. Zaten vücut, bu hücrelerin yapım ve yıkım faaliyetlerini sürekli olarak gerçekleştirmektedir. Alınan kan miktarı ise sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığı için kansız kalmak gibi bir durum söz konusu değildir.

·          Kan bağışlamak sağlığa faydalı mıdır?

Kan bağışlamanın sağlığa herhangi bir zararı olmadığı gibi faydası da tıbbi olarak kanıtlanmış değildir. Kan bağışçısına manevi olarak doyum sağlar, tanımadığı bir kişinin hayatını kurtarmak bağışçıyı mutlu eder. Sadece kana ihtiyacı olan hastalara faydası vardır. Hayat kurtarıcıdır.

·          Kilo alır mıyım? Kilo verir miyim?

Kan bağışının tıbbi olarak kanıtlanmış kilo aldırıcı veya verdirici özelliği yoktur. Genellikle kan bağışı sonrasında yeni kan hücrelerinin üretilmesi sonucu iştah açtığı söylenir.  Ancak bu durum psikolojiktir. Bağışlanan kanın yerine konulması düşüncesiyle çok gıda alınmakta ve bu durum kilo alınmasına sebep olmaktadır.

·          Kilom kan bağışına engel midir?

Kan bağışlayabilmeniz için ağırlığınızın en az 50 kg olması gerekir.

·          Kan bağışladıktan sonra kolum morarır mı?

Bu durum istemediğimiz halde nadiren görülmektedir. Kan bağışladıktan sonra; baş parmağınızla dirseğinizden destek alarak, diğer dört parmağınızla iğne yerine yaklaşık 10 dk. baskı yapmanız gerekir. Kan bağışladığınız kolunuzla ağır bir şey taşımamanız, iğne yerini ovmamanız gerekir. Bunlara dikkat etmezseniz; iğne yerinde kanamanın durdurulması için oluşan tıkaç bozulabilir ve doku içerisine kanama olabilir. Bu durum morarma olarak görülür. Endişelenecek bir durum yoktur. İğne yerine soğuk uygulama yaptığınız takdirde yaklaşık 15 gün içerisinde morarmanın yavaş yavaş dağıldığını görürsünüz.
·          Bayılır mıyım?

Kan bağışı esnasında veya ilk yarım saat içinde nadiren baş dönmesi, mide bulantısı ve baygınlım hissi gibi şikâyetleriniz olabilir. Kan bağışından sonra, dikkat edilmesi gereken noktalara uyduğunuzda bu sorunları yaşamayacaksınız. Bağış sonrası; kan bağışı yatağında bir süre dinlenmeniz gerekir (yaklaşık 10 dk.). Hemen kalkmamalısınız. Sıvı eksikliğinin tamamlanması için ikram edilen meyve suyunu içmelisiniz, gün içinde bol sıvı almalı ve bir sonraki öğünden önce alkol almamalısınız (alkol vücudumuzda sıvı kaybına sebep olur). Bunlara dikkat ettiğiniz halde rahatsızlık hissederseniz; bir yere uzanarak veya başınızı iki dizinizin arasına alacak şekilde oturarak dinlenmelisiniz.

·          Hangi aralıkla kan bağışlayabilirim?

Her sağlıklı birey; yılda en fazla 4 kez olmak üzere 3 ayda bir kan bağışlayabilir. Ülke güvenli kan ihtiyacının karşılanabilmesi için düzenli kan bağışı gerekmektedir. Kanın güvenilirliği açısından sürekliliği ve izlenebilirliği ancak düzenli bağış ile mümkündür. En güvenilir kan ile hayat kurtarılması ancak gönüllü, bilinçli, karşılık beklemeksizin ve düzenli bağışlarınız ile mümkündür.

·          Kan bağışlayanlara verilen promosyonlar nasıl belirleniyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri dikkate alınarak promosyonlara karar verilmektedir.

Bu önerilerden bahsetmek gerekirse, insanları kan bağışına olumsuz yönde teşvik edici derece de değerli bir hediye olmamalıdır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri dikkate alınırsa bu değerin maksimum 2 Avro’yu geçmemesi önerilmektedir. Promosyon sadece manevi açıdan değerli olmalıdır.

·          Kan bağışçılarına neden ücret ödenmiyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre karşılık beklenerek bağışlanan kanın güvenilirliği düşüktür. Kişi elde edeceği maddi çıkara güdüleneceği için kan bağışına engel teşkil edebilecek durumları (form doldurma ve muayene aşamasında) gizleyebilir. Kanın güvenilirliği açısından gönüllü ve karşılık beklemeksizin kan bağışı gerekmektedir.

·          Kan ihtiyacım olduğunda neden kan bulamıyorum?

Kan bağışlamalarına rağmen kan merkezinde ihtiyaç olduğunda hastaları için kan bulamamak insanlarda olumsuz düşünceler oluşturmaktadır. Bu sıkıntının yaşanmasını bizde istememekteyiz. Bu bilinçle ulusal kan hizmetleri organizasyonunun kurulabilmesi için çalışmaktayız.

Bağışlanan kan özel ısı koşullarında kısa sürelerde saklanmaktadır. Bir hasta için genellikle birden fazla ünite kana ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durumda bir hasta için ihtiyaç duyulan kanın birden fazla bağışçıdan temin edilmesi gerekmektedir. Yeterli kan bağışçısı kazanıldığında bu sıkıntının önüne geçilecektir.

·          İşyerimizde veya Internet sitesinde bir grup oluşturduk, ihtiyaç olduğunda birbirimize kan veriyoruz. Kana ihtiyaç duyan başka insanlara da yardımcı oluyoruz.

Etkin bir çözüm gibi görülen bu yöntem aslında kısa vadeli bir çözüm olup, ülke güvenli kan ihtiyacının karşılanmasında etkin bir yöntem değildir. Ulusal kan hizmetleri organizasyonunu kurulması ile hasta ve hasta yakınlarının kan bulma, ücret ödeme ve uygun olmayan ısı koşullarında hastanelere ulaştırma gibi yaşadıkları sıkıntılar ortadan kaldırılacaktır. En uygun olanı ihtiyaç anında testleri tamamlanmış kullanıma uygun kanın hazır olmasıdır.

·          Yakınıma kan ihtiyaç olduğunda kan bağışlayacağım.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre replasman (kana kan, yerine koyma, zorunlu kan bağışı, aile kan bağışçıları) olarak tanımlanan bu yöntemin güvenilirliği düşüktür. Ülke güvenli kan ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanması bu şekilde mümkün değildir.

Kan bağışçısı yakını için kan bağışlamayı beklemektedir. Belki de yakınına hiç kan ihtiyacı duyulmayacaktır.  Hastası için kan veren aile kan bağışçıları yaşanan sıkıntının stresi ve baskısı ile kan vermekte, kana engel teşkil edebilecek durumlar gizlenebilmektedir. Bağış öncesi muayenede engel olabilecek bir durum tespit edildiğinde ise yaşanan stres daha da artmaktadır. En uygun olanı o anda testleri tamamlanmış kullanıma uygun kanın hazır olmasıdır.

Popularity: 9% [?]

E-Atık Nedir?

Posted by ShadOfMoStar On Haziran - 19 - 2009

Elektronik Atık Nedir?

Elektronik atıklar ya da kısaltılmış olarak, E-atıklar; elektrikli ve elektronik aygıtlardır.

E-atıklar, yer kaplamaları ve zehirli maddeler içermeleri dolayısıyla dünyada gittikçe büyüyen bir sorundur. Örneğin, bir bilgisayar ekranında, ağırlığının %6’sı kadar kurşun bulunmaktadır. Günümüzde bazı ülkelerde e-atıklar geri dönüşüm için toplanmaktadırlar. Bu atıklar doğru olarak değerlendirildiklerinde hammadde olarak kullanılabilmektedirler.

E-Atık (elektronik atık) küresel olarak elektronik cihaz/aletlerin kullanıcısı tarafından kullanım süresini/hayatını tamamlamasıyla ortaya çıkartılan atıktır. E-atıklar (TV, bilgisayar, yazıcı, telefon, fax, fotokopi makinaları, ekranlar, DVD, VCR, entegre devreler, yarı iletkenler, baskılı devreler, algılayıcılar, kablolar, MP3, tıbbi cihazlar vs) başlıca plastik, metal(ler) ve cam içermektedir. Bu elektronik atıklar genellikle demonte edildiklerinde, yakıldıklarında veya tekrar kazanım/kullanım için parçalandıklarında tehlikeli maddeler içerebilmektedir Son teknolojik gelişmeler üreticiler için daha az toksik malzeme seçeneği ve daha ucuz geri dönüşüm metodları seçeneği sağlamaktadır. Sonuç olara, E-Atık endüstrisi büyüyen ve gelişen bir pazar konumundadır.

Elektronik Atık tehlikeli bir atıktır. Klorlu solventler, bromlu alev geçiktiriciler, PVC, ağır metaller, plastik ve gazlar elektronik ürünler ve parçalar yapmada, yarı iletken yongalar üretmede, devreler ve disk sürücüler imalinde 1000 üzerinde malzeme kullanılmaktadır. Bir TV katot ışın tüpü (CRT) 2-4 kg kurşun, büyük TV ekranı ondan daha fazla kurşun içermektedir. Toprak dolgusundaki ağır metallerin örneğin Pb, Cd ve Hg’nin %40’tan fazlası elektronik alet atıklarından gelmektedir.

Genel İçerik ve Zararları

Kurşun (Pb): Pb’nin sağlık üzerine olumsuz etkileri iyi bilinmektedir Çocuklarda beyin hasarı ve üreme bozuklukları Pb’ye maruziyetten bir çok üründen yasaklanmıştır. CRT tüpleri, eski lehimler ve entegre devreler kurşun içerir.

Cıva (Hg): Düşük dozlarda bile zehirlidir ve beyin ve böbreklere zarar verir. Anne sütüyle geçebilir. Bir çay kaşığının 70’te biri bile 20 acre’lık bir göldeki suyu kirletip yaşayan balıkların yenmesini engeller.

Kadminyum (Cd): Cd insan vücudunda böbrekte birikir ve insanı zehirler. Kırılgan kemiklere etkisi vardır. Yüzeye bindirilmiş aletler, yonga resistörleri, infrared dedektörleri, yarı iletkenler ve eski tip CTR tüpleri Cd içerir. Ayrıca plastiklerde stabilizatör olarak kullanılır

Bromlu Alev Geciktiriciler (BFR): Normal gelişme için hormonal fonksiyonları önemli derecede etkiler. BFR işyeri ve ofislerdeki bilgisayarlar üzerindeki tozlarda bulunmaktadır ve ABD ve İsveç’te anne sütünde çok fazla miktarda rastlanmıştır.

Fosfor (P): CTR tüpün iç yüzünü kaplamak için kullanılır. Kırılan tüplerden oluşan tozların teneffüsü çok risklidir. Fosforun zararı pek fazla bilinmemektedir.

Baryum (Ba): CRT tüpünden radyasyonu azaltmak için kullanılır Kısa süre Ba maruziyeti beyin şişmesine, kas zayıflığına, kalp ve karaciğer hastalığına neden olabilmektedir.

Altı Değerlikli Krom (Cr+6): Korozyon koruması ve işlenmemiş galvaniz çelik levhalar ve serleştirilmiş çelik için kullanılır. DNA hasarı ve astimik bronşite sebep olabilir.

Berilyum (Be): Ana kart ve bağlantılarda bulunur. Son zamanlarda Be kanserojen olarak sınıflanmaktadır.

Plastikler: Bir bilgisayarda ortalama 7 kg civarında PVC’de içeren plastik bulunur. Belli sıcaklıkta yandığında dioksin oluşur. Plastik kombinasyonları basılı devrelerde, PVC en tehlikeli plastiktir.

Elektronik Atıklar KategorileriELEKTRİKLİ VE ELEKTRONİK EŞYA KATEGORİLERİ

1- Büyük ev eşyaları
2- Küçük ev aletleri
3- Bilişim ve telekomünikasyon ekipmanları
4- Tüketici ekipmanları
5- Aydınlatma ekipmanları
6- Elektrikli ve elektronik aletler (büyük ve sabit sanayi aletleri hariç)
7- Oyuncaklar, eğlence ve spor aletleri
8- Tıbbî cihazlar
9- İzleme ve kontrol aletleri
10- Otomatlar

KATEGORİLERİN AYRINTILI LİSTESİ

1- Büyük Ev Eşyaları:

a) Büyük soğutucu cihazlar
b) Buzdolapları
c) Dondurucular
ç) Gıdaların soğutulması, korunması ve saklanması için kullanılan diğer büyük cihazlar
d) Çamaşır makineleri
e) Çamaşır kurutma makineleri
f) Bulaşık makineleri
g) Pişirme cihazları
ğ) Elektrikli ocaklar
h) Elektrikli saclar
ı) Mikrodalga fırınlar
i) Gıda pişirici ve hazırlayıcı diğer büyük cihazlar
j) Elektrikli ısıtıcılar
k) Elektrikli radyatörler
l) Odaların, yatakların ve oturma gruplarının ısıtılmasında kullanılan diğer büyük cihazlar
m) Elektrikli vantilatörler/aspiratörler
n) İklimlendirme cihazları
o) Diğer fan, havalandırma ve iklimlendirme ekipmanları
ö) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer büyük ev eşyaları

2- Küçük Ev Aletleri:

a) Elektrikli süpürgeler
b) Halı yıkama makineleri
c) Diğer temizleme makineleri
ç) Örgü, dokuma, dikiş makineleri ve diğer kumaş işleyici makineler
d) Ütü makineleri, ütüleme ve diğer giysi bakım aletleri
e) Tost makineleri
f) Kızartma makineleri
g) Öğütücüler, kahve makineleri, paketleme cihazları
ğ) Elektrikli bıçaklar
h) Saç kesimi, saç kurutucu, diş fırçalama, tıraş, masaj ve diğer vücut bakım aletleri
ı) Duvar ve kol saatleri ve diğer zaman ölçümü ve göstergesi veya kaydı için kullanılan aygıtlar
i) Tartılar
j) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer küçük ev aletleri

3- Bilişim ve Telekominikasyon Ekipmanları:

a) Merkezi veri işlemesi:
1) Ana bilgisayarlar (Mainframe)
2) Mini bilgisayarlar
3) Yazıcı Birimleri
b) Kişisel bilgisayar ekipmanları:
1) Kişisel bilgisayarlar (Merkezi işleme birimi, fare, ekran ve klavye dahil)
2) Dizüstü bilgisayarlar (Merkezi işleme birimi, fare, ekran ve klavye dahil olak üzere notebook, laptop vb.)
3) Avuçiçi bilgisayarlar (Notepad vb.)
4) Yazıcılar
5) Kopyalama ekipmanı
6) Elektrikli ve elektronik daktilolar
7) Cep ve masa hesap makineleri ve elektronik bilgi toplama, muhafaza etme, işleme, sunma veya iletme için kullanılan diğer ürün ve ekipmanlar
8) Kullanıcı terminalleri ve sistemleri
9) Faks makineleri
10) Teleks
11) Telefonlar
12) Ankesörlü telefonlar
13) Kablosuz telefonlar
14) Cep telefonları
15) Telesekreterler ve telekomünikasyon vasıtasıyla ses, görüntü ve başka bilgilerin iletilmesi için kullanılan diğer ürün ve ekipmanlar
16) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer bilişim ve telekomünikasyon ekipmanları

4- Tüketici ekipmanları:

a) Radyo alıcıları
b) Televizyon alıcıları
c) Video kameraları
ç) Video kaydediciler
d) Hi-fi kaydediciler
e) Ses yükselteçleri
f) Müzik enstrümanları
g) Telekomünikasyon dışında görüntü ve sesin dağıtımını sağlayan sinyaller ve diğer teknolojiler de dahil olmak üzere, görüntü ve ses kaydı veya bunların reprodüksüyonu amacıyla kullanılan diğer ürün ve ekipmanlar
ğ) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer tüketici ekipmanları

5- Aydınlatma ekipmanları:

a) Evsel kullanım hariç floresan ampuller
b) Düz floresan lambalar
c) Kompakt floresan lambalar
ç) Basınçlı sodyum lambalar ve metal halit lambalar dahil olmak üzere, yüksek güçlü deşarj lambaları
d) Düşük basınçlı sodyum lambalar
e) Akkor flamanlı ampuller hariç ışık verme veya ışık kontrolü için kullanılan diğer ekipmanlar
f) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer aydınlatma ekipmanları

6- Elektrikli ve elektronik aletler (büyük ve sabit sanayi aletleri hariç):

a) Matkaplar
b) Testereler
c) Dikiş makineleri
ç) Ahşap, metal veya diğer malzemelerin işlenmesinde kullanılan torna, değirmen, kumlama, zımpara, kesme, parçalama, delme, delik açma, dövme, katlama, eğme ve diğer işleme aletleri
d) Perçinleme, çivileme, vidalama; perçin, çivi ve vida sökme ve benzer işlemler için kullanılan aletler
e) Kaynak, lehim makineleri ve benzer makineler
f) Sıvı veya gaz halindeki maddelerin sprey, dağıtma, sürme veya diğer şekillerde uygulanması için kullanılan ekipmanlar
g) Çim biçme ve diğer bahçıvanlık işlerinde kullanılan aletler
ğ) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer elektrikli ve elektronik aletler

7- Oyuncaklar, eğlence ve spor ekipmanları:

a) Elektrikli tren ve yarış arabası takımları
b) El tipi video oyun konsolları
c) Video oyunları
ç) Bisiklet sürme, koşma, kürek çekme vb. sporlar için kullanılan bilgisayarlar
d) Elektrikli veya elektronik spor aletleri
e) Jetonlu makineler
f) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer oyuncaklar, eğlence ve spor aletleri

8- Tıbbî cihazlar (emplantasyon ürünleri ve hastalık bulaşıcı temaslarda bulunan ürünler hariç):

a) Radyoterapi ekipmanı
b) Kardiyoloji ekipmanı
c) Diyaliz
ç) Sun’î teneffüs tertibatı
d) Nükleer tıp ekipmanı
e) Tüp teşhisleri için gerekli laboratuvar ekipmanı
f) Analiz ekipmanı
g) Derin dondurucular
ğ) Üreme testleri
h) Hastalıkların, yaraların ve sakatlıkların tespit edilmesi, önlenmesi, izlenmesi, iyileştirilmesi, hafifletilmesi için kullanılan diğer cihaz ve aletler
ı) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer tıbbi cihazlar

9- İzleme ve kontrol aletleri:

a) Duman dedektörü
b) Isı ayarlayıcıları
c) Termostatlar
ç) Evsel veya laboratuvar ortamında kullanılan ölçme, tartma ve ayarlama cihaz ve aletleri
d) Endüstriyel tesislerde kullanılan diğer kontrol ve izleme enstrümanları (örneğin kontrol panelleri)
e) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki izleme ve kontrol aletleri

10- Otomatlar:

a) Sıcak içecek otomatları
b) Sıcak veya soğuk şişe veya kutu otomatları
c) TKatı ürünler için otomatlar
ç) Para otomatları
d) Otomatik şekilde her çeşit ürün teslim eden bütün aletler
e) Elektrikli ve elektronik eşya tanımı kapsamındaki diğer otomatlar

Giriş

1980’den sonra, müşteri odaklı elektrik ve elektronik teknolojilerin gelişmesiyle sayısız elektronik cihaz müşterilere satılmıştır. Teknoloji ve sanayileşmenin kirli yüzü katı atıklar ve bilgi çağının tehlikeli atıkları ise e-atıklardır . E-atıklar teknolojik devrimin bir ürünüdür. Bilgi çağında dünyadaki toplumlar giderek daha da zenginleşirken her geçen gün yeryüzüne daha fazla atık/çöp yaratmaktadır. Artan çöp dağları/yığınları çevrecileri en çok korkutan ve sindiren olaylardan biridir. Elektronik aletler kullanılmadığı ve demode oldukları

zaman yok edilmeye hazırdırlar ve o zaman e-atık olurlar. Gelişmiş ülkeler e-atıkların çoğunu yaratırlar ve atık problemini tehlikeli atıklarını gelişmekte olan fakir Asya ve Afrika ülkelerine ihraç ederek çözmeye çalışırlar. Geri kazanım atıkların yeniden kullanılmak, enerji elde etmek (yakma vb) veya fiziksel ya da kimyasal olarak işlemlerden geçirilerek yeni bir ürün elde etmek amacıyla toplanmasıdır. Geri dönüşüm ise atıkların fiziksel veya kimyasal işlemlerden geçirilerek tekrar ham madde ya da yeni bir ürüne çevrilmesidir.

Avrupa Birliği (AB) Yeni Atık Yönetimi: AB Çevre Ajansına göre her yıl sadece AB’de 1.3 milyar ton atık atılmaktadır. Bunun 40 milyon tonu tehlikeli ve 700 milyon tonu da tarımsal atıktır. Bu da yılda kişi başına 3.5 ton katı atık anlamına gelmektedir. OECD’ye göre 1990–1995 döneminde Avrupa’da yaratılan atık miktarı %10 artmıştır. Katı atıkları yok etmek için ya atıklar fırınlarda yakılmakta ya da dolgu alanlarına boşaltılmaktadır (%67). Fakat her iki yöntemde çevresel sorunlar yaratmaktadır. Arazi dolgusu her geçen gün değerli sahaları işgal etmektedir. Aynı zamanda da hava, su ve toprak kirlenmesine de neden olabilmektedir. Atıkları yakma sonunda çıkan ve atmosfere karışan karbon dioksit (CO2), metan (CH4) gazları, su ve toprağa karışan kimyasal maddeler ve tarım/böcek öldürücü ilaçlar da önemli sorun yaratmaktadır. 2020 yılında OECD’nin tahminlerine göre dünya 1995 yılına göre %45 daha fazla atık üretecektir. Eğer bu artış eğilimi durdurulmaz ise dünya da atıklar içinde yüzmeye/batmaya başlayabiliriz. AB’de atık önleme ve yönetimi Çevre Programları içinde en önemli ilk dört öncelik içindedir. AB yeni atık önleme inisiyatifi, kaynakların etkin kullanımı ve sürdürülebilir tüketim modellerine doğru kaymayı teşvik etmektedir. AB’nin atık yönetiminde üç kaide vardır:

a. Atıkları Önleme: Atık yönetiminin anahtar faktörüdür. Eğer başta yaratılan atıkların miktarı ve bu atıkların tehlikeli madde içerikleri üretilen ürünlerde azaltılabilirse, bunların yok edilmesi otomatikman basitleşecektir. Atık önleme üretim metotları geliştirme ile yakın ilişkilidir ve tüketicilerin daha az ambalaj içeren daha yeşil ürünlere yönelmesinden etkilenir.
b. Geri Kazanım ve Tekrar Kullanım: Eğer atıklar önlenemiyorsa, bu malzemelerin çoğu kazanılıp geri dönüştürülmelidir. Çevresel etkileri azaltmak için AB ambalaj atıkları, hurda araçlar, piller, elektrik-elektronik atıklar konularına öncelik vermektedir. Birçok AB ülkesinde atık toplama, tekrar kullanma, geri dönüşüm ve yok etme konularında kanunlar çıkarılmıştır. Birçok AB ülkesinde ambalaj atıkları geri dönüşüm oranı %50’nin üzerindedir. Bu oran ülkemizde %30-35’ler civarındadır.
c. Nihai Atık Yok Etmeyi Geliştirme ve Gözlemleme: Eğer atıklar geri dönüştürülmez veya yeniden kullanılmazsa, emniyetli bir şekilde yakılmalı veya gömülmelidir. Bu her iki yönteminde çevreye birçok zarar verme olasılığı vardır. AB son zamanlarda gömme ile ilgili çok katı kurallar koymuştur. Bu kurallar lastiklerin gömülmesini engeller ve biyolojik bozuşabilir atık miktarlarını azaltma hedefler. Ayrıca yakıcılardan çıkan duman emisyonları da sınırlandırılmıştır. AB insan sağlığına zararlı dioksin, asit gazlar (azot oksitler, sülfür oksitler) ve hidroklorik asit emisyonlarını azaltmak istemektedir.
Türkiye’de Katı Atık Sorunu: Ülkemizde kişi başına yılda ortalama 584 kg katı atık üretilmektedir. Kişi başına günde 0.6 kg evsel ve 1.0 kg belediye atığı çıkmaktadır. Yılda 13 milyon ton evsel ve 19–20 milyon ton belediye atığı (MSW) üretiliyor . Atıklar ya dolgu alanlarına boşaltılmakta (vahşi depolanma) ya da yakılmaktadır. Arazi dolgusu her geçen gün değerli sahaları işgal etmekte, yangın ve patlamalara sebebiyet verebilmektedir. Aynı zamanda da hava, su, toprak kirlenmesine neden olabilmektedir. Atıkları yakma sonucunda çıkan ve atmosfere karışan CO2, CH4, dioksinler, furanlar, NOx ve SOx gazları, asit yağmurları, su ve toprağa karışan kimyasal maddeler ve tarım/böcek öldürücü ilaçlar önemli sorun yaratmaktadır.
2. Elektrikli/Elektronik Cihazlar/Aletler Ve Atıkların Sınıflandırılması
Elektronik cihazlar elektronik devreler ve bileşenler (yani yarı iletkenler entegre devreler), transistörler, diyotlar), pasif bileşenler (rezistör, kapasitor, indüktör)ve elektro-optik bileşenler (CRT’ler, LED’ler, CCD’ler, lazerler) algılayıcılar (transistörler, MEM cihazları) ve elektronik paketler (baskılı devreler, bağlantı cihazları) tarafından birincil fonksiyonlarını sağlayan ürün veya aletlerdir. Atık elektrikli ve elektronik aletler (WEEE) yönergesine göre e-atıkların tanımı, sınıflandırılması, geri kazanımı, tekrar kullanımı ve geri dönüşüm oranları Çizelge 1’de verilmektedir .

ÇİZELGE 1. e-Atıkların tanımı, sınıflandırılması, geri kazanımı, tekrar kullanımı ve geri dönüşüm oranları.

Bugün dünyada TV’ler 10 yıl, bilgisayarlar 2–3 yıl kullanım ömrüne sahiptir. Elektronik  cihazların ömürleri/kullanım süreleri azalmakta yani kısa sürede demode olmaktadır. Teknolojideki hızlı gelişmeler ve satış patlamaları, elektronik ürünlerin çok çabuk modası geçmesine neden oluyor.

3. E-Atıklara Şimdi Ne Yapılıyor?

E-atıkların çığ gibi büyüyen hacmi nedeniyle dolgu yapma (yeraltı suyunu kirletebilir) fakir ülkelere ihraç etme (oradaki insanları zehirler), yakılma (zehirli gaz ve kül çıkarır), tekrar kullanım (sağlam ve kullanılabilir olanların) ve geri dönüşüm (hidro/piro metalurjik proseslerle) en yaygın kullanılan metotlardır . ABD’de sadece e-atıkların %10’u geri dönüş türülmektedir. Bilgisayarların %11 -15’i tekrar kullanılmakta/geri kazanılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin büyük bir kısmı tehlikeli e-atıklarını fakir Asya ve Afrika ülkelerine ihraç etmeyi veya bağışlamayı tercih etmektedir. E-atık ihracatı hem karlı hem de en ucuz, tehlikeli atıktan kurtulma yöntemidir. Az gelişmiş/gelişmekte olan fakir ülkelerde özellikle kadınlar, mahkûmlar ve çocuklar çok ucuz işgücü ile bu atıkların manüel olarak geri dönüşümünü sağlarken çok ciddi sağlık tehditleri altındadır. Gelişmiş bir ülke tarafından e-atıkların ihracatı onun ülke içinde geri dönüştürülmesinden 10 kat daha ucuz olmaktadır. E-atıklar Çin, Hindistan, G. Afrika ve Nijerya gibi ülkelerde açıkta yakma ve asit banyolarında metalleri kazanılıp geri kalan tüm zehirli atıklar denetimsiz doğaya atılmaktadır. Buda toprağın, suyun ve havanın aşırı kirletilmesine neden olmaktadır . Uluslar arası Basel antlaşması 1989’da oluşturuldu ve 1994’te tüm zehirli atıkların zengin ülkelerden fakir ülkelere ne sebeple olursa olsun ithalini/sevkini yasaklamıştır. Tehlikeli atıklar azaltılmalı ve milli sınırlar içinde çözülmelidir. Dünyada 149 ülke Basel atık antlaşmasını kabul etmiş fakat ABD kabul etmemiştir. ABD’de e-atık problemini Asya/Afrika’nın arka bahçesine süpürmeyi tercih etmektedir . Türkiye Basel Antlaşmasını 1994’te imzalamıştır. 1996 Londra, 1998 Roterdam ve 2001 Stokholm Antlaşmalarını imzalamamıştır. Bu yüzden ülkemizin tehlikeli atıklar açısından notu ortadır.

4. E-Atıkların Toplanması Ve Taşınması

Sürekli toplama, özel yerlerden toplama ve evlerden toplama olmak üzere üç farklı toplama şekli vardır. Sürekli toplama yıl boyunca yapılan toplama şeklidir. Belediyelerin belirttiği bir yere e-atıklar getirilir ve oradan belli zamanlarda belediye/geri dönüşümcü firmalarca e-atıklar geri dönüşüm tesisine taşınır. Bu en etkin ve ucuz yoldur.

5. E-Atık Geri Dönüşümü İçin El/Mekanik Demontaj/Ayırma

E-atıklar malzeme kazanma tesislerinde (MRF) önce tekrar kullanım veya satılabilir parçalar için test edilir ve sınıflandırılır. Malzeme fişe takılır eğer çalışıyorsa tekrar kullanım/bağışlanma için ayrılır. Eğer çalışmıyorsa manüel veya mekanik olarak parçaların en pahalısından en ucuzuna doğru demonte edilerek ayrılır. Çalışabilecek parçalar ve tehlikeli atıklar ayrıldıktan sonra malzeme kazanım prosesi başlar.

Şekil 1. E-Atık geri dönüşüm akım şeması.

6. Rafinasyon/Şartlandırma Ve Nihai Yok Etme

E-atıkların birçok kısmı ikincil malzeme olarak satılmak veya nihai yok edilmek için rafinasyon/şartlandırmaya ihtiyacı vardır. Rafinasyon mekanik, termal ve kimyasal prosesleri içerir. Piller, CRT, demirli/demir-dışı metaller, geri dönüşebilir plastikler ve basılı devrelerde rafinasyon kullanılır. Demontaj, rafinasyon ve şartlandırma sonucunda çıkan malzeme atık sahalarında nihai yok etme için gömmeye tabi tutulur. Yanabilir malzemeler ve tehlikeli maddeler toprağa gömülemez ve sıkı kurallar vardır. Nihai atıklar özel hazırlanmış sızdırmaz atık sahalarına doldurulur (şekil 2)

Şekil 2. E-atık toprak dolgu sistemi

7. E-Atıkların Sürdürülebilir Geri Dönüşümü Sağlanmalıdır

Her yıl milyonlarca ton e-atık birikmektedir. Geri Dönüşüm lisanslı şirketlerince yapılmalıdır. Ülkeler çevre dostu e-atık yok etme kanunları hazırlamaktadır. E-atıklar hem değerli ve geri dönüşebilir, hem de tehlikeli maddeler içerebilmektedir. Modern yöntemlerle zararlı emisyonlar ve tehlikeli maddelerin çevre ve sağlık üzerine zararlı etkileri önlenebilir. Teknolojik (High-Tech) atıkları fakir ülkelere ihraç etmemelidir.

8. Abd’de E-Atık Durumu

ABD’de elektrik&elektronik aletler ABD’nin toplam milli üretiminin on yıl önce %1 şimdi %6’sı seviyesindedir. Yılda 57 milyon TV ve bilgisayar satılmaktadır. Yeni TV ve bilgisayar alıcıları eski ürünleri hemen atmamakta olup yılda 20–24 milyon ürün her yıl stoklanmaktadır. Kaliforniya’da her gün 10 binden fazla bilgisayar ve TV kullanılmaz hale gelmektedir. ABD’de her yıl 130 milyon cep telefonu geri dönüşüme uygundur. Bu atıklardan toplam 202 bin ons Au üretilebileceği gibi 65 bin ton zehirli atık gömülme/yakılmadan uzaklaşabilir. ABD’de toplanmış 500 milyon cep telefonu vardır. Kaliforniya’da 6 milyondan fazla stokta bilgisayar ve TV atığı vardır.

1 Temmuz 2004’ten itibaren tüketici bilgisayar ve TV alırken 6–10 $ e-atık yok etme/imha vergisi ödemektedir. E-atık geri dönüşüm parası almayan satıcıya 2500–5000$ ceza kesilecektir.

Üreticiler, 1 Temmuz 2005’ten itibaren bir yıl önceki ürünlerinin dökümünü ve içindeki tehlikeli maddeleri beyan etmek zorundadır. ABD’deki e-atıklar ya deniz aşırı fakir ülkelere ihraç edilmekte (%50-%80) ya da hapishanedeki ucuz iş gücü suçlular kullanılarak tehlikeli çalışma koşullarında geri dönüştürülmektedir. Uluslararası Elektronik Geri Dönüşümcüleri Birliğine (IAER) göre 2003 yılında ABD’de 700’den fazla işçi e-atık geri dönüşümünde çalışmış ve 700 milyon dolar yıllık gelir yaratmıştır.

9. Türkiye’de E-Atık Durumu

DPT verilerine göre 2000 yılında 30 milyon TV, 2005 yılında 80 milyon cep telefonu ve 19 milyon sabit telefon abonesi vardır. Türkiye Beyaz Eşya Üreticileri Derneğine göre 2006 yılında Ocak-Temmuz döneminde 6.7 milyon adet beyaz eşya üretilmiştir bunun 4.3 milyon adedi ithal edilmiştir. Sadece Vestel’in yılda 10 milyon CRT-TV, 4 milyon LCD ve plazma TV, 3.5 milyon buzdolabı, 2.5 milyon çamaşır makinesi, 1 milyon bulaşık makinesi, 1 milyon fırın, 0.7 milyon klima, 12 milyon dijital cihaz, 0.5 milyon Laptop bilgisayar üretim kapasitesi vardır.

Ülkemizde de e-atıklar çığ gibi büyümektedir.Buzdolabı atıklarının geri dönüşümünde, CFC gibi ozon tüketen zararlı maddeler eski dolaplardan geri dönüşüm öncesi uzaklaştırılmalıdır. Pil/Akü geri dönüşümünde ise Pb-asit tip araç akülerinin geri dönüşümü %90 oranında yapılmaktadır. Asitsiz kurşunlu/çinkolu pillerin %4’ü geri dönüştürülmüştür. Ni-Cd, NiMH ve Lion piller çevreye zararlı aktif metaller içerdiğinden uygun şekilde yok edilmelidir. İletişimin vazgeçilmezi cep telefonu geri dönüşümünde telefonlar kıymetli Au ve Cu kaynağı olup, gömüldüğünde EPA’ya göre zehirli (Pb, Hg, Cd ve As) içerir. 1 ton cep telefonundan 230 gr 1 ton eski maden atığından 62 gr Au kazanılmaktadır. Böylece madencilik faaliyeti azalır, zehirli atıklar gömülmez.

10. Sonuçlar

E-atıklar uygun yöntemlerle geri kazanılırsa hem çevreci (çevre daha az kirlenecek) hem de önemli ölçüde iş sahası yaratabilecek önemli bir PAZAR olmaktadır. Dünyada E-atık pazarı 2004’te 7.2 milyar dolardan 2009’da 11 milyar dolara %8.8 hızla artacaktır. Bundan sonra üretilecek elektronik malzemeler beşikten-mezara kadar tehlikeli atık içermemeli ve çevre dostu olmalıdır. Üretici temiz/çevreci ürün üretmek zorundadır. Aksi halde kirleten öder felsefesi yaygınlaşmaktadır. Dünyada e-atıkla ilgili kanuni yaptırımlar üç kategoride yoğunlaşmaktadır:
a. Üreticinin ürününü geri alması (üretici sorumludur, o öder),

b. ARF – ön ödemeli geri dönüşüm ücreti alma (alırken tüketici öder),

c. Vergi kredisi koyma (geridönüşümcüye vergi avantajı sağlama).
Hızla gelişen teknolojinin kirli yüzü e-atıklar hızla dünyayı tehdit eder duruma gelmektedir. Üreticiler bu tehlikeli atıkları geri almalı, temiz yapmalı ve yeşil yapmalıdırlar. Avrupa Birliği’nin WEEE ve RoHS direktifleri ülkemizi bağlayacağından sanayimiz e-atıkların yok edilmesi, geri kazanılması ve yeni üretilecek elektrikli ve elektronik cihazlarda tehlikeli ve zehirli metal kullanımı azaltılmalıdır. Ülkemizde de çığ gibi büyüyen e-atıkların emniyetli ve güvenli şekilde toplama, yok etme ve geri dönüşümü bir sektör haline dönüşmelidir. Bu sektör önemli miktarda eğitim seviyesi düşük işgücüne istihdam olanağı sağlayabilir. E-atıkların uygun yöntemlerle geri kazanımı hem çevreci (çevreye verilecek zararı azaltan) hem de önemli ölçüde iş sahası yaratabilecek önemli bir pazar olabilir.

Kaynak: Muammer KAYA, Ayça SÖZERİ

Osmangazi Üniversitesi, Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM), Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Eskişehir

http://www.geridonusum.org/makaleler/elektronik-atik-e-atik-geri-donusumu-kazanimi.html

Konunun uzmanı yetkili kuruluşlar tarafından türkiye genelindeki mağaza ve yetkili servislere yerleştirilen geri dönüşüm kutuları ile e atıkların toplanması mümkün. Çizelge 1 de ise hangi ürünlerin hangi oranda geri dönüşümünden bahsetmiş bulunmakta zaten bunun yanı sıra yine bir makaleden aldıgım bir kesit bu konuda biraz daha açıklayıcı oluyor.

ÇİZELGE 1. e-Atıkların tanımı, sınıflandırılması, geri kazanımı, tekrar kullanımı ve geri dönüşüm oranları

“Atık kabul edilen elektronik eşyalar  geriye dönüşümü mümkün metal, cam ve plastik malzemeler de içermektedir. Yongalar, kablolar, cam, alüminyum, çelik, bakır ve diğer değerli metaller, plastik veya bunların komposit bileşenlerinden oluşan parçalar barındırmaktadır. Bu malzemeler ya doğrudan yeniden kullanılırlar ya da işlenip değerlendirilirler.”

Cyber-Warrior.Org

Popularity: 15% [?]

PhotoShop İle Saç Kesimi;

Posted by Musa On Haziran - 18 - 2009

Photoshop’ta genel olarak fotoğraflar üzerinde oynama yapılmak için kullanılır… Özelikle resim kırpma  Ps’de  rağbet gören eklentidir. İlk olarakk sizlere resim üzerinde bulunan bir şahsın saçları ile beraber detaylı bir şekilde kırpma işleminin püf noktasını paylaşacağım.

Resmimiz (Şekil-1)

Photoshopta Resmimizi Açıp  Filter—>Extract özelliğine tıklıyoruz…

Daha sonra ise;

Evet arkadaşlar işlem bu kadar… Sadece bununla yetinmeyebilirsiniz. Diğer nesneleride kesebilirsiniz. Diğer püf noktalarımızda buluşmak dileğiyle ;)

Popularity: 14% [?]

Mutfaktaki Kokular;

Posted by Musa On Haziran - 17 - 2009

Kışın mutfaklarımızı kolay kolay havalandıramayız. Yemek kokuları evimize siner ve ağır bir koku  oluşur. Oluşan bu kötü kokulardan kurtulmak için püf noktamız ise mutfakta ısı yayan( kalorifer) gibi cihazların üstüne suyun  içine parfüm damlatarak bir kaç gün beklemektir.

Popularity: 2% [?]

Fırında Tavuk’a Ne Dersiniz?

Posted by Musa On Haziran - 16 - 2009

Yazın gelmesiyle  her tarafta mangallar yakılır. En çok da tavuk ızgara lezzet için birebirdir. Ama ızgara yapamayanlar içinde fırında tavuk diğer alternatiflerimizdendir. Fırında tavuk yaptığımızda her zaman lezzetli  ve mangalda pişirilenler gibi tatlı olmasını isteriz. Ama bir türlü o tadı bulamıyırsanız işte püf noktamız; ilk olarak fırında tavuk yaparken fırın poşeti kullanmanızda fayda var… Fırın poşetine kodyuğunuz tavuğunuza soslar ilave edebilirsiniz. Artı bir lezzet için birkaç diş sarımsak  koyabilirsiniz. Fırın poşetinizi ayarlardıktan sonra poşetinizin üzerinde  birkaç delik açın, böylece içine hava girerek daha lezzetli olacaktır.

Afiyet Olsuın!

Popularity: 25% [?]

Pas Lekeleri Nasıl Çıkar?

Posted by Editor On Haziran - 14 - 2009

Giysilerinizde oluşan pas  lekeleri sizler için inatçı bir leke haline gelmiştir. Bu zamana kadar türlü türlü yöntemlere başvurdunuz. Ama hiç biri fayda etmedi mi ? İşte sizler için püf noktamız kesik yarım limonun üzerine tuz koyun ve limonu  pas lekesi olan yere sürün ve sıcak suda yıkayın. Madeni eşyalardaki pas lekelerini ise mürekkep silgisiyle temizleyebilirsiniz.

Popularity: 38% [?]

Öss 2009 Cevap Anahtarı

Posted by Musa On Haziran - 14 - 2009

Merhaba sevgili arkadaşlar yorucu bir çalışma döneminin ardından şu saatlerde sınavı bitirmiş olup cevapladığınız soruların cevaplarını merak etmektesiniz değil mi ? Şu sorunun cevapı neydi? Acaba bu soruyu doğru cevapladım mı ? Esas heyacan burada başlıyor tabi ki kazanıp kazanamadığınızı ortalama kaç puan aldığınızı az buçukta kestiriyorsunuz… Sınavdaki soruların cevaplarını öğrenmek için Trt2 de “Hayatımız Sınav Özel ” adlı programda 13.00 da sorular cevaplanacak ayrıca 2009 öss cevap anahtarına bakmak için tıklayabilirsiniz. Umarım beklediğiniz sonucu alırsınız Geçmiş olsun cümleten.

Popularity: 2% [?]

Everest’ten bedava lisans kampanyası

Posted by ShadOfMoStar On Haziran - 13 - 2009

Sunduğu detaylı sistem bilgisi ve test programlarıyla önde gelen yazılımlardan birisi olan Everest ile ilgili düzenlenen promosyonla beraber geçici bir süre için yazılımın 4.6 sürüm numaralı Ultimate versiyonunun bedava lisans dağıtımına başlandı.

everest Everestten bedava lisans kampanyası

Her ne kadar son sürüm olmasa da, en azında legal bir biçimde yazılımı kullanmak isteyen okurlarımız var ise eğer, yapmaları gereken buraya tıklayarak karşılarına çıkan olan kutucuklara sırasıyla cinsiyetlerini, isimlerini, soyadlarını ve e-posta adreslerini yazmaktan ibaret. Bundan kısa bir süre sonra vermiş olduğunuz e-posta adresine gelen seri numarası ile yazılımı yasal biçimde ve tabii ki kısıtlamasız olarak kullabileceksiniz.

Popularity: 9% [?]

ÖSS Heyacanı

Posted by Musa On Haziran - 12 - 2009

Evet öss ye bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar zaman kaldı kiminiz çok çalıştınız bir çok şeylerden feragat ettiniz kiminiz ise pek önemsemediniz keyfinize baktınız  değil mi ? seneye tekrar girerim sistem değişiyor gibi bahanelerle kendinizi avuttunuz derslerinize önem vermediniz şimdi belki size önemli gelmiyor ama sınavdan sonra hedeflediğiniz başarıyı elde edemeyince hata ettiğinizi anlayacaksınız neyse Öss ye girmeden önce neler yapabilirsiniz ve öss sırasında ve össden bir gün once nelere dikkat etmelisiniz size bunlardan bahsedeceğim.

Öss den önce yapılacak ilk şey eğer sınav giriş belgeniz elinize ulaşmadı ise bunu temin etmek temin ettikten sonra ise  sınava gireceğiniz okulu gidip görmenizde fayda var güzergahı vs…

Daha sonra ise sınava 2-3 gün kalımı erken yatıp sınav zamanında kalkın ki bünyeniz sınav zamanına alışşsın zaten o saatlerdede deneme çözdürülür öğrencilere gelelim sınava 1 gece kalımı neler yapılmalıdır .

Sınav için gerekli evrakları temin etmelisiniz.. Nedir bunlar;

Sınav giriş belgesi,Nufus Cüzdanı,Fotoğraf(lazım olabilir) ,Su,Kalemler,Silgi,Şeker,Çikolota :)   bunları temin ettikten sonra erkenden uyumaya calısın o gece sizde heyacan olacaktır yatağa daha erken girerseniz hedeflediğiniz saate uyumuş olursunuz.. Tüm ö.s.s gireceklere başarılar dilerim emeklerinizin karşılığını almanız dileğiyle…

Popularity: 2% [?]

Dondurma Lekelerine Çözüm;

Posted by Musa On Haziran - 11 - 2009

Yazın gelmesiyle  artan hava sıcaklıklarına ufak bir serinlik veren dondurma lekeleri sizin için bir kabusa dönebilir. Nasıl mı ? Dondurmanızı afiyetle yediniz ama bi’sorun var… Dondurma lekesi Dondurma lekelerinden kurtulmak için türlü türlü yöntemler denemişinizdir. İşte size işin   Püf Noktası;  leke soğuk su ile yıkanır. Detarjan ile iyice ovulduktan sonra durulanmalıdır. Leke çıkmadıysa renk açıcı veya zarar vermiyecek nitelikte çamaşır suyu kullanılmalıdır.

Popularity: 4% [?]